Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2014/5709 E. 2014/8571 K. 26.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5709
KARAR NO : 2014/8571
KARAR TARİHİ : 26.05.2014

MAHKEMESİ : Zile Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/11/2013
NUMARASI : 2012/34-2013/392

Davacı M.. İ.. vekili Avukat A.E. T. tarafından, davalı B.. K.. aleyhine 25/01/2012 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/11/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, okul müdürü olan davalının, kasıtlı olarak düşük sicil verdiğini, sicil raporunda itham edici soyut ifadeler kullandığını, görev gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle sicil düzenlediği ve bazı öğrencileri aleyhte dilekçe vermeleri için kışkırttığını, bu nedenle kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu belirterek, manevi zararının davalıdan tazminini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (T.C. Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy.K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır.
Somut olayda, okul müdürü olan davalının görevi sırasında ve bu görevi kapsamındaki eylem ve işlemleri nedeni ile tazminat talep edilmiş olmasına göre davanın idari yargı yerinde ve idareye karşı açılması gerekmektedir. Mahkemece kamu görevlisi olan davalı hakkında, taraf sıfatı bulunmadığından, davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26/05/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.