YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11455
KARAR NO : 2015/13266
KARAR TARİHİ : 17.11.2015
MAHKEMESİ : MERSİN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/11/2013
NUMARASI : 2013/286-2013/454
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, paydaşı oldukları 166 ada 21, 22 ve 39 parsel sayılı taşınmazların davalı tarafından hiçbir hakka dayalı olmaksızın kiraya verilmek suretiyle kullanıldığını ancak paylarına düşen bedelin ödenmediğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı, dava konusu 22 parsel sayılı taşınmaza müdahalesinin bulunmadığını, 39 parsel sayılı taşınmazın boş durduğunu ve 21 parsel sayılı taşınmazı ise diğer paydaşların rızası ile kullandığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “…39 sayılı parsel bakımından elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne, 22 sayılı parsel ile ilgili davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Ancak 21 sayılı parsel taraflar ve dava dışı kişiler adına kayıtlı olup, davalının kullanımındadır. Bu itibarla, tüm paydaşları kapsayan fiili kullanma biçimi oluştuğundan söz etme imkanı yoktur. Öte yandan, 21 sayılı parselle birlikte 39 sayılı parseli uzun yıllardır davalı kullandığı halde davacı veya diğer paydaşlar tarafından taşınmazın kullanılmaması yönünde bir ihtarname keşide edilmemiş, bir başka ifadeyle taşınmazların davalı tarafından kullanılmasına muvafakat edilmiş, dava açılmakla muvafakat geri alınmıştır. Ecrimisil, malikin kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir bedeldir. Somut olayda, taşınmazı muvafakate dayalı olarak kullanan davalının kötü niyetli olduğunu dolayısıyla, ecrimisil ödemekle yükümlü bulunduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Hal böyle olunca, 21 sayılı parsel bakımından davacının payı oranında elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne, ecrimisil isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Kabule göre de, 39 sayılı parselde davacı paydaş olduğu halde payı oranında değil de taşınmazın tümü için belirlenen ecrimisilin hüküm altına alınması isabetsizdir…” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi …… ’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 159,12 .-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 17.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.