YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14365
KARAR NO : 2015/30862
KARAR TARİHİ : 12.11.2015
Tebliğname No : 11 – 2011/398305
MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 18/10/2011
NUMARASI : 2010/1133 (E) ve 2011/756 (K)
SUÇ : Resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Gerçek resmi belgeyi bozma eylemi, belgenin maddi varlığı ortadan kaldırılmaksızın, onun delil değerini bozan, değiştiren müdahalelerde bulunulmasıdır. Örneğin resmi belgenin üzerindeki bazı bilgilerin, tarih veya miktarın silinmesi, boyanması halinde bozmadan söz edilir. Başka deyişle bozma ile belgenin kısmen veya tamamen okunması önlenmektedir. Önemli hususların kısmen okunması engellendiği an suç tamamlanır. Bozma sayılan eyleme karşın, belgenin okunurluğu zarar görmez, fakat belge değeri yok olur veya azalırsa, yine suç gerçekleşecektir.
Resmi belgeyi bozma suçunu resmi belgeyi tağyir/değiştirme suçundan ayıran husus, bozmanın belgeyi değiştirmeye değil belge özelliğini yitirmesine yönelik olmasıdır. Resmi belgeyi bozma eyleminde, belgedeki kanıt niteliğinin kısmen veya tamamen
örtülmesi, perdelenmesi amaçlanmaktadır, davranışın belgedeki bazı bilgilerin farklılaştırılmasına yani gerçeğin değiştirilmesine yönelmesi halinde, eylem 204. maddedeki sahtecilik suçunu oluşturur. Silinti veya kazıntı yapılarak, belgedeki yazının en azından bir kısmının anlamı değiştiriliyor ise tağyir yapıldığından, resmi belgede sahtecilik suçu oluşacaktır. Buna karşın yapılan işlem neticesinde belgenin bir kısmı veya tamamının anlamı gizlenmekte veya yok edilmekte ise gerçek bir belgenin bozulmuş olduğu söylenilmelidir.
Somut olayda; katılanın senedi “vergi borcuna mahsuben teminat senedi olarak hazırlayıp “Borç ödendiğinde geri iade edilecektir. Başka amaçla kullanılamaz” ibarelerini yazarak düzenleyip verdiği, senet aslı üzerinde yapılan incelemede senedin 16 cm
boyunda olduğu, oysa senedin kesilmemiş halinin 24 cm olması gerektiği, senedin sol tarafında yani yazıların başlangıç tarafından 8 cm kesilip bu ibare senet metninden çıkarılarak kambiyo senetlerine mahsusu haciz yolu ile takibe konulduğu” sanığın eylemi ile belgede bulunan kaydı ortadan kaldırılarak kambiyo senetlerine mahsus takip yolunu açtığı, belgenin tümden ortadan kaldırılmadığı, ancak, yapılan müdahale ile belgedeki bazı bilgilerin farklılaştırılıp, gerçeğin değiştirilmesine yönelik olduğu, senedin anlamının değiştirilip, gizlendiği anlaşılmasına göre, eylemin TCK’nun 204. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılma ile yazılı şekilde hüküm tesisi
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.11.2015
gününde oybirliği ile karar verildi.