Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2013/13806 E. 2015/16518 K. 23.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13806
KARAR NO : 2015/16518
KARAR TARİHİ : 23.11.2015

Tebliğname No : 5 – 2013/5323
MAHKEMESİ : Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 19/10/2012
NUMARASI : 2011/342 Esas, 2012/429 Karar
SUÇ : Zimmet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
TBMM Park ve Bahçeler Müdürü olan sanığın, olay tarihinde meclis bahçelerinde kullanılmak üzere malzeme istek fişi düzenlenerek satın alınan bin torba organik gübrenin elli torbasını değişik zamanlarda özel aracına yükleyerek evine götürüp mal edindiği iddia ve kabul edilmiş ise de, sanığın aşamalarda kuruma alınanlar dışında kendisi adına elli torba gübre sipariş edip parasını ayrıca firma yetkilisine ödediğini beyan ederek suçlamayı kabul etmediği, şikayetin olaydan uzun süre sonra yapıldığı ve tanıkların da bu aşamada anlatımda bulundukları, teslim edilen torba sayısı ve kime ait olduğu hususlarının kuşkulu bulunduğu nazara alınarak, satıcı firmanın kayıtları ve defterleri üzerinde inceleme yapılması, gübreleri kayden teslim alan ambar memuru Mürsel ile sanığın kendisi adına aldığı gübrenin parasını ödediğini bildirdiği firma yetkilisinin kimliği belirlenip dinlenmesi, meclis bahçesinde kullanılan gübre miktarını gösteren sarf belgeleri var ise getirtilmesi ve buna göre alınan gübrelerin tamamının meclis bahçelerinde kullanılıp kullanılmadığı, sanığa ayrıca satış yapılıp para alınıp alınmadığı ve sanığın zimmetinde gübre olup olmadığı kesin olarak saptandıktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda yüklenen suçu işlediği kabul edilen sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanmaması,
Suçun TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği kabul edilmesine rağmen, aynı Kanunun 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 23/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.