Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2014/13316 E. 2015/43124 K. 17.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/13316
KARAR NO : 2015/43124
KARAR TARİHİ : 17.09.2015

Tebliğname No : 6 – 2014/326873
MAHKEMESİ : Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 05/06/2014
NUMARASI : 2013/565 (E) ve 2014/249 (K)
SUÇ : Yağma

Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık A.. Y.. savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; sanık A.. Y.. ve savunmanının duruşma gününden usulen haberdar edildikleri halde duruşmaya gelmedikleri ve bir mazeret de bildirmedikleri anlaşılmakla adı geçen sanık yönünden yapılan duruşmasız inceleme sonunda; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- Olay tarihinde, suçun işlendiği Diyarbakır ilinde güneşin batış saatinin 16:06 olduğu, yakınanlar Yunus ve Koçali’nin soruşturma aşamasında kollukta vermiş oldukları beyanlarında davaya konu olayın saat 17:30 sıralarında gerçekleştiğini, kovuşturma aşamasında mahkemedeki beyanlarında ise 16:00 sıralarında gerçekleştiğini beyan ettikleri, sanık Bilal’in soruşturma aşamasındaki savunmasında 17:00 sıralarında gerçekleştiğini söylediği, sanık Aziz’in ise suçlamayı kabul etmediği için olayın gerçekleştiği saate ilişkin her hangi bir beyanda bulunmadığının anlaşılması karşısında; yakınanların beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeden ve sanıkların suçu gece vakti işlediklerine ilişkin delillerin karar yerinde değerlendirilmeden, yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı biçimde hüküm kurulması,

2- Sanık Bilal’in soruşturma aşamasında alınan savunmasında yakınanlardan yağmaladıkları telefonlardan General Mobile marka telefonu sanık Aziz’in kendisine verdiğini, kendisinin de arkadaşı tanık Umut’a verdiğini beyan ettiği, telefonu verdiği arkadaşının bulunabileceği yerin adresini kolluk görevlilerine söylediği ve bu şekilde telefonun tanık Umut’tan alınarak yakınan Koçali’ye iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında yakınan Koçali’ye yönelik eylemleri nedeniyle haklarında 5237 sayılı yasanın 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar A.. Y.. ve B.. Y.. savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 17.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.