Danıştay Kararı 12. Daire 2021/4372 E. 2021/5969 K. 22.11.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/4372 E.  ,  2021/5969 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4372
Karar No : 2021/5969

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’na 3413 sayılı Kanun ile eklenen Ek-1. madde uyarınca kamu kurum ve kuruluşlarında işe yerleştirilmesi için yaptığı başvurunun reddine ilişkin …tarih ve …sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 26/11/2019 tarih ve E:2019/1365, K:2019/9131 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle; davacının, hakkındaki korunma kararının kaldırılmasına ilişkin mahkeme kararının verildiği tarihte ergin olmadığı, davacı hakkında verilen korunma kararının kaldırılmasına ilişkin mahkeme kararının uygulanabilir hale gelmesi için bu davanın, davacının yasal temsilcisine yöneltilmesi ve kararın da bu temsilciye tebliğ edilmesi suretiyle kanun yollarına başvurulmaksızın veya kanun yollarına başvurulmuş ise kanun yollarından geçerek kesinleşmesi gerektiği halde, bahsi geçen koruma kararının davacının yasal temsilcisi olmadan verildiği ve adı geçene tebliğ edilmediği, bu suretle de yasal yollara başvurma imkanı tanınmadığı, dolayısıyla anılan mahkeme kararının davacı reşit olmadan önce kesinleşmediği ve uygulanabilir de olmadığının anlaşıldığı, öte yandan, idarelerin hatalı uygulamaları neticesinde oluşan olumsuz sonuçların davacılara yükletilemeyeceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, mahkeme kararının verildiği tarihte ergin olmadığı anlaşılan davacının 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun Ek-1. maddesinde yer alan düzenlemeden yararlanması gerektiği sonucuna varıldığından, davacının, anılan madde kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarında işe yerleştirilme talebinin reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı ve kardeşinin …. Asliye Hukuk Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile koruma altına alındığı, daha sonra annelerinin 29/01/2003 tarihli dilekçesi ile ilgili il müdürlüğüne başvuruda bulunarak ayni ve nakdi yardım yapılması halinde çocuklarına bakabileceğini ifade etmesi üzerine …. Asliye Hukuk Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla koruma kararının kaldırıldığı, davacı için sağlanan ayni ve nakdi yardım hizmetinin sosyal inceleme raporu gereği sonlandırıldığı, dolayısıyla, davacının reşit olmadan önce koruma kararının kaldırıldığı, ayni ve nakdi yardım hizmetinin de yine reşit olmadan önce sonlandırıldığı, bu kapsamda davacının 2828 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesinden yararlanamayacağı belirtilerek, İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İdare Mahkemesi kararının hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 21/04/2021 tarih ve 31461 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 73 sayılı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Kurulması ile Kamu Personel İşlemlerinin Yürütülmesine İlişkin Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yerine Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı hasım mevkiine alınmak suretiyle işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/11/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Dava; davacının, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu’na 3413 sayılı Kanun ile eklenen Ek-1. madde uyarınca kamu kurum ve kuruluşlarında işe yerleştirilmesi için yaptığı başvurunun reddine ilişkin …tarih ve …sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu’na 3413 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. maddede; kamu kurum ve kuruluşlarının, reşit olana kadar Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından bakılan ve korunan çocuklar için, her yıl başındaki hangi statüde olursa olsun serbest kadro mevcutlarının binde biri nisbetindeki kısmını ayırarak bu çocuklar arasında yapılacak giriş sınavlarında başarılı olanlar arasından atama yapacakları ve maddeden yararlanmak isteyenlerin 18 yaşını tamamladıkları tarihten itibaren, kamu kurum ve kuruluşlarına Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü vasıtasıyla başvurmak zorunda oldukları düzenlenmiştir. Aynı Kanun’un 24. maddesinde ise, korunma kararının genel olarak çocuk reşit olana kadar devam edeceği hükme bağlanmıştır.
Korunmaya Muhtaç Çocukların İşe Yerleştirilmesine İlişkin Tüzüğün 1. maddesinde, bu Tüzüğün, korunmaya muhtaç çocukların korunmaları sona erdikten sonra işe yerleştirilmelerinin esas ve usullerini, kamu kurum ve kuruluşlarının bu konudaki yükümlülükleriyle Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuyla diğer Kurumlar arasındaki eşgüdümün sağlanmasına ilişkin hükümleri düzenlediği belirtildikten sonra 3. maddesinde, Tüzük hükümlerinden, koruma kararı alınmış olup da;
a) Reşit oluncaya kadar sosyal hizmetler kuruluşlarında kalmış,
b) Bir koruyucu aile yanına yerleştirilmiş,
c) Ayni-nakdi yardım yapılarak ailesininin yanına gönderilmiş korunmaya muhtaç çocukların yararlanacağı hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda yer verilen hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden; 2828 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesi ile getirilen haklardan faydalanabilmek için; korunma kararı alınmış olup; reşit oluncaya kadar sosyal hizmet kuruluşlarında kalmış, bir koruyucu aile yanına yerleştirilmiş ya da ayni nakdi yardım yapılarak ailenin yanına gönderilmiş olma şartının arandığı görülmektedir.
Dosyasının incelenmesinden; 1992 doğumlu olan davacının ….Asliye Hukuk Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı karar ile korunma altına alınarak Çocuk Esirgeme Kurumu’na yerleştirildiği, annesinin isteği üzerine sosyal ekonomik destek kapsamında nakdi yardımla desteklenerek bakımına devam edildiği, …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla korunma kararının kaldırıldığı, davacı için sağlanan ayni nakdi yardım desteğinin 05/05/2005 tarihli sosyal inceleme raporu gereği sonlandırıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; ailesinin ekonomik durumunun ve yaşam şartlarının olumsuzluğu nedeniyle koruma altına alınmış olan davacı hakkındaki koruma kararının, annesinin talebi üzerine, 2003 yılında ayni nakdi yardım yapılması koşulu ile Mahkeme kararıyla kaldırılarak davacının ailesinin yanına verildiği, ayni nakdi yardım uygulamasına da 2005 yılında son verildiği görüldüğünden, korunma kararı kaldırılan, reşit olana kadar bir sosyal hizmet kuruluşunda kalmayan ve ayni nakdi yardım almayan davacının talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki karara katılmıyoruz.