YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/21571
KARAR NO : 2015/30894
KARAR TARİHİ : 16.11.2015
Tebliğname No : 11 – 2012/181642
MAHKEMESİ : Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/02/2012
NUMARASI : 2011/535 (E) ve 2012/148 (K)
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
Sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın kendisine ait olmayan belgelerle ağabeyi adına abonelik sözleşmeleri imzaladığı iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın; Hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı
Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 2. fıkrasındaki “İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2- Kabule göre de;
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 02.03.2010 gün ve 2010/9-47 Esas, 2010/45 Karar sayılı ilamı ile dairemizin benzer nitelikteki yerleşik kararlarında belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için objektif ve subjektif koşulların bir arada bulunmasının gerektiği, bu şartların sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını kabul etmesi, daha önce kasıtlı başka suçtan sabıkasının bulunmaması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri itibariyle ve duruşmadaki tutum ve davranışlarına
göre yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaate varılması, suçun işlenmesiyle oluşan mağdur ve kamunun zararının aynen iade, tazmin ve önceki hale getirme suretiyle giderilmesinden ibaret olduğu; duruşma tutanağına ve dosyaya yansıyan olumsuz bir hali bulunmayan, kayden sabıkasız olan, suçun işleniş şekilleri ve sair haller gözetilerek alt sınırdan ceza tayin edilen, hakkında takdiri indirim nedeni uygulanan ve zararı karşılamış olan sanığın; kişilik özellikleri ile ilgili olumsuzlukların neler olduğu belirtilmeden ”Mağdurun zararının giderilmesi yönünde iradeyle hareket etmemiş olması, sanığın kişilik özellikleri göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği konusunda” gerekçe gösterilerek yazılı şekilde CMK’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.11.2015
gününde oybirliği ile karar verildi.