YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/28185
KARAR NO : 2015/31830
KARAR TARİHİ : 04.11.2015
MAHKEMESİ : Ankara 2. Tüketici Mahkemesi
TARİHİ : 16/05/2013
NUMARASI : 2011/422-2013/1723
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 1989 yılında Bulgaristan’dan zorunlu göçe tabi tutularak Türkiye’ye geldiğini, Devlet bakanlığınca hazırlanan göçmen evleri projesi kapsamında borçlandırılarak konut satın aldığını, bu bağlamda 12.40.TL peşinat ödediğini, bu ödemenin konut maliyetinden düşülmesi gerekirken düşülmediğini ileri sürerek, bu ödemenin güncelleştirilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000.00.TL’ nın yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, yargılama sırasında verilen ıslah dilekçesi ile talebini 14.112.53.TL’ ya yükseltmiştir.
Davalı Başbakanlık, 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, kaldı ki davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini savunmuş, esas yönden de haksız açılan davanın reddini dilemiştir.
Davalı Toplu Konut İdaresi, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu ve davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemenin, bilirkişi raporu hükme esas alınarak 14.112.53.TL.’ nın davalılardan müteselsilen tahsiline dair 21.09.2010 tarih ve 2010/95 Esas 2010/455 Karar sayılı kararının davalılar tarafından temyizi üzerine hüküm Dairemizce davalılar yararına bozulmuş olup, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dairemizin 10.03.2011 tarih ve 2010/15642 Esas 2011/3650 Karar sayılı ilamı bozma ile davacının yaptığı ödemelerin dava tarihi itibarıyla denkleştirilerek ulaşacağı miktarın belirlenmesi için; yapılan ödemelerin herbirinin ödeme tarihinden dava tarihine kadar çeşitli ekonomik etkenler nedeniyle (azalan alım gücünün) (enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar vs.) ortalamaları alınmak suretiyle ulaşacağı alım gücünün hesaplanması gerektiği, mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacının yaptığı ödemelerin ödeme tarihinden dava tarihine yıllar itibarıyla ulaşacağı alım gücünün hesabı yapılırken, ödeme tarihinden itibaren heryıl itibarıyla ulaşacağı değerin hesaplanarak sonuçta bir ortalamasının alınması gerekirken, altın ve döviz araçlarına göre değerlendirme bölümünde, ödeme tarihinden dava tarihine kadar (1991/6-2010/2- 1992/6-2010/2) tarihleri olmak üzere dört tarih seçilerek bu tarihlerdeki karşılıklarının değerlendirmeye esas alındığı, mahkemece yukarıda izah edilen şekilde ve dairenin yerleşik denkleştirme emsalleri de gözetilerek taraf ve yargı denetimine elverişli bilirkişi raporu aldırılıp ve taleple bağlı kalınmak şartıyla sonucuna uygun karar verilmesi…” yönünde davalılar yararına bozulmuş, davalıların sair temyiz itirazları reddedilmiş ve bu suretle bozma ilamı dışında kalan hususlarda davacı yararına usulü kazanılmış hak oluşmuştur.Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sırasında bilirkişilerden ek rapor alınmış ve emsal dosyalar dikkate alınarak davacının aldığı konut için yatırdığı avansın mahsup işlemine tabi tutulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; mahkemece uyulmasına karar verilen ve usulü kazanılmış hak durumu oluşan Dairemiz bozma ilamı doğrultusunda davacının yaptığı ödemelerin, dava tarihi itibariyle denkleştirici adalet prensibi doğrultusunda ulaşacağı değerin belirlenmesi için uzman bilirkişiden taraf ve yargı denetimine esas rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken buna riayet edilmeyerek davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre, davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2.bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.