YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4715
KARAR NO : 2015/11385
KARAR TARİHİ : 02.11.2015
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/11/2014
NUMARASI : 2013/56-2014/252
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/11/2014 tarih ve 2013/56-2014/252 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 19.292 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun’la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait “NZn” markaları ile dava dışı şirkete lisans verdiği “P.-N” markalarının sahibi olduğunu, davalının bu iki ibareyi birleştirmek suretiyle ürünlerinde “POLY-NZN” şeklinde kullandığını ileri sürerek davalının kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini ve 10.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; “NZn” ibaresi üzerindeki hak sahipliğinin davacıya ait olduğu ancak “P.-N” markasının dava dışı üçüncü bir tüzel kişi adına tescilli olduğu, davacının söz konusu P.-N markası ile ilgili bir lisans hakkına sahip olduğunu ispat edemediği gibi lisansa konu markaların farklı markalar olduğu, dolayısıyla “P.-N” markasına dayanarak bir dava ikame etmesinin mümkün olmadığı, “NZn” ibaresinin tarım sektöründe pek çok firma tarafından kullanılagelen ve Azot, Çinko karışımından oluşan bir gübre türünü tanımlayan bir ibare olduğu, bu tür ürünlerin ilgili tüketici kitlesinin sektörde kullanılan terimleri bilebilecek nitelikte oldukları, dolayısıyla tarım ürünleri emtiaları sebebiyle anılan ibarenin ayırt edici bir niteliğinin bulunduğundan bahsedilemeyeceği, “NZn” ibaresini davalı yanın, ayırt edicilik oluşturacak şekilde benzer nitelikli ürünleri üzerinde “F. ve P.” sözcükleri ile birlikte kullandığı, davalının markasal kullanımı davacının markalarına tecavüz etmediği gibi, eylemlerinin haksız rekabet teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilince dava dilekçesinde, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile 10.000,00 TL manevi tazminatın da tahsili istenmiş, mahkemece davanın tümüyle reddine karar verilmiş ise de tek bir vekalet ücretine hükmedilmiştir. Bu durumda mahkemece, manevi tazminat isteminin tamamen reddi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10/3, 4. maddesine göre, aynı tarifenin ikinci kısım ikinci bölümü uyarınca, davalı yararına reddedilen manevi tazminat talebi yönünden de maktu vekalet ücretinin takdir edilmesi gerekirken, yazılı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Ancak, anılan eksiklik sebebiyle kararın davalı yararına bozulması gerekmekte ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazların REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile (HÜKÜM) bölümünde sıralı bir bent oluşturularak “Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden A.A.Ü.T’nin 10/3, 4 maddeleri gereğince 2.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” hükmünün eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 02/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.