Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2013/16667 E. 2015/42513 K. 08.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16667
KARAR NO : 2015/42513
KARAR TARİHİ : 08.09.2015

Tebliğname No : 6 – 2011/329802
MAHKEMESİ : Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 26/05/2011
NUMARASI : 2010/479 (E) ve 2011/234 (K)
SUÇ : Yağma, hakaret

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Tehdit eyleminin, silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 106/2-a,c maddesinin uygulanması; sanıkların, 5188 sayılı Kanunun 23. maddesi uyarınca kamu görevlisi sayılan özel güvenlik teşkilatı personeli olan katılanlara, görevi nedeniyle hakaret ettikleri ve sanık G.. T..’ın katılan A.. K..’ı görevinden dolayı yaraladığının anlaşılmasına göre de, eylemlerin, TCK’nın 125/3-a ve 86/3-c maddelerinde düzenlenen hakaret ve yaralama suçlarını oluşturduğunun gözetilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-) Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyları açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyları dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,

2-) Avukatlık ücretinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar G.. K.. ve G.. T.. savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53.maddenin uygulanmasına ilişkin bölümler ile Avukatlık giderine ilişkin bölümden “müteselsilen” sözcüğünün çıkarılması, TCY’nın 53.maddenin uygulanmasına ilişkin bölümlerin yerlerine, “sanıkların, TCY’nın 53.maddesinin 2.fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1.fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3.fıkrası uyarınca da kendi alt altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına” cümlesinin; “müteselsilen” sözcüğünün yerine ise, “sebep oldukları tutar kadar ayrı ayrı” ifadesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri, eleştiriler dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.