YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4791
KARAR NO : 2015/11594
KARAR TARİHİ : 05.11.2015
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/07/2014
NUMARASI : 2012/470-2014/181
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/07/2014 tarih ve 2012/470-2014/181 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/11/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. E. A. ile davalı vekili Av. S. G. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında davacı şirketin sahibi bulunduğu ve bidayetinde Uşak İl Özel İdaresinden alınan 2008/1 ve 2008/2 ile İzmir İl Özel İdaresinden alınan 1131 nolu jeotermal kaynak arama ruhsatlarının devrini konu alan 22.07.2010 tarihli sözleşme düzenlendiğini, davalının ruhsatların devrini tamamlayıp devir işlemlerinin idarelerce bunlara özgü tutulan sicile işlenebilmesi için zaruri olan enerji şirketini kurmadığını ve devir bedelini ödeme borcunu da tam olarak yerine getirmediğini, davalının devre elverişli tüzel kişiyi oluşturmamış olmasının başlı başına devri hukuken imkansız kıldığını, devir bedelinin kararlaştırıldığı şekilde ödenmediğini, davalının BK’nın 96. maddesi gereğince kusurlu olduğunu, davalı tarafından devir bedelinin sadece 59.662 USD’sinin ödendiğini, BK’nın cezai şarta ilişkin hükümleri uyarınca geri kalan 190.338 USD cezai şartı ödemekle yükümlü olduğu ileri sürerek, davalının sözleşmeyi natamam olarak icrası nedeni ile kararlaştırılan 250.000 USD cezai şarttan sözleşmenin fesih edildiği ana kadar davalı tarafça ödenen 59.662 USD’nin tenkisi ile kalan 190.338 USD’nin ve kararlaştırılan cezai şartı aşan 50.000 USD maddi zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın aktif husumet ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, 250.000 USD cezai yaptırımın gelecekte tarafların ticari işbirliği prensiplerine ilişkin verecekleri taahhütlerin yaptırımı şeklinde kaleme alındığı, davacının cezai şartın sözleşmenin ihlaline dayandığı iddiasının ve cezai şart isteminin yerinde olmadığı, taraflar arasındaki protokol metninin belirli hükümleri dışında, devre ilişkin borçlandırıcı işlem olan sözleşmeyi yapmayı tarafların
karşılıklı taahhüt ettikleri bir “önsözleşme” niteliğinde olduğu, buna göre 250.000 USD müeyyidenin de yapılacak asıl sözleşmenin teminatı olarak düşünülebileceği, devrin yapılabilmesinde gerekli koşulları sağlama yükümlülüğünün davacının üzerinde olduğu, davacının idareye gerekli revize projesini sunmaması nedeniyle uzatmayı gerçekleştiremediği, buna göre davalının sözleşmeye aykırı ve kusurlu bir hareketinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.