YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13205
KARAR NO : 2015/42629
KARAR TARİHİ : 08.09.2015
Tebliğname No : 6 – 2010/25893
MAHKEMESİ : Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 09/05/2008
NUMARASI : 2007/190 (E) ve 2008/58 (K)
SUÇLAR : Yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, 6136 sayılı Kanuna muhalefet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar S.. M.., H.. İ.., M.. Ş.., A.. E.., G.. İ.. savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükmedilen cezaların süresine göre, sanıklar S.. M.. ve H.. İ.. savunmanı, sanıklar M.. Ş.. ve A.. E.. savunmanı ile sanık G.. İ.. savunmanının duruşmalı inceleme istemlerinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi gereğince REDDİNE,
I- Sanık B.. Ç.. hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi kapsamında verilen kararların temyizi olanaklı bulunmayıp aynı maddenin 12. fıkrası uyarınca itirazı olanaklı kararlardan olduğu ve 5271 sayılı CMK’nın 264/1. maddesi uyarınca yasa yoluna başvuruda ve mercide yanılmanın başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağının anlaşılması karşısında; 5271 sayılı Yasanın 264/2. maddesi uyarınca itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye Mahkemesince iletilmek üzere dosyanın incelenmeden İADESİNE,
II- Sanıklar M.. Ş.., H.. İ.., B.. Ç.., G.. İ.., Y.. Ç.., A.. E.. ve S.. M.. hakkında, katılanlar Ü.. Y.. ve İ.. K..’a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık B.. Ç.. savunmanı, sanıklar M.. Ş.. ve A.. E.. savunmanı, sanık G.. İ.. savunmanı, sanık Y.. Ç.. ve savunmanı, sanıklar H.. İ.. ve S.. M.. savunmanı ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından, TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine, “Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına,” cümlesinin yazılması suretiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanıklar M.. Ş.., H.. İ.., B.. Ç.., G.. İ.., Y.. Ç.., A.. E.. ve S.. M.. hakkında, katılanlar Ü.. Y.. ve İ.. K..’a yönelik yağma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Oluş ve dosya içeriğine gore; yağma suçunun konusunu oluşturan senetlerin, sanık B.. Ç..’a ait işyerinde katılanlara imzalatıldığı ve suçun işyerinde işlendiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 149/1. maddesinin (a) ve (c) bentlerinin yanı sıra (d) bendi ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Cebir veya tehdit kullanılmasından malın alınmasına kadar geçen aşamada eylemin failin elinde olmayan nedenlerle kesilmesi halinde yağma suçunun teşebbüs aşamasında kalacağı, malın alınması durumunda ise suçun tamamlanacağı göz önünde bulundurulduğunda, sanıklar tarafından tehdit edilen katılanlara ait cep telefonlarının zorla alındığının anlaşılması karşısında; yağma eyleminin tamamlandığı düşünülmeden, koşulları oluşmadığı halde TCK’nın 35.maddesi ile uygulama yapılarak eksik cezaya hükmedilmesi,
3) Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2.fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1.fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık B.. Ç.. savunmanı, sanıklar M.. Ş.. ve A.. E.. savunmanı, sanık G.. İ.. savunmanı, sanık Y.. Ç.. ve savunmanı, sanıklar H.. İ.. ve S.. M.. savunmanı ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.