Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/11960 E. 2015/18818 K. 25.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11960
KARAR NO : 2015/18818
KARAR TARİHİ : 25.11.2015

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesi ile; Ankara İli, E… İlçesi, Ş… Mahallesi, ….ada, … sayılı parsel üzerinde müvekkilinin evi ve bahçesi bulunduğunu, bu parselde yeniden yapılan imar düzenlemesi ve parselasyon ile ….. ada 5 ve 6 parsel olarak ifraz gördüğünü, müvekkiline ait ev ve bahçenin 5 sayılı parselde kaldığı halde müvekkiline ait hissenin 6 sayılı parselde kaldığını, davalının 5 sayılı parselde inşaat yapmak için müvekkiline ait ev ve bahçeyi kaldırmak istemesi üzerine Sulh Hukuk Mahkemesinde ev ve bahçenin değerinin 10.188,00TL olduğunun tespit edildiğini, daha sonra davalının müvekkiline ait evi yıkıp ağaçları da kestiğini öğrendiklerini iddia ederek fazlaya ilişkin haklarını saklı kalması kaydı ile şimdilik Sulh Hukuk Mahkemesinin tespit dosyası ile belirlenen 10.188,00TL’nin dava tarihiden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ve aşamalarda; dava konusu evlerin kendilerine ait parselde bulunduğu, imar planlarının yapılmasından ve şüyulandırmadan önce bu evi tapudan devir aldıklarını, davacının ev ve bahçesi üzerinde hak sahibi olmadığını, yöntemince inşaat ruhsatı alarak burada inşaata başladığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne, istem ile bağlı kalınarak 10.188,00TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan HMK’nun 176. maddesine göre; taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. 178. maddeye göre de; ıslah eden taraf, ıslah sebebiyle geçersiz hâle gelen işlemler için yapılan yargılama giderleri ile karşı tarafın uğradığı ve uğrayabileceği zararları karşılamak üzere hâkimin takdir edeceği teminatı, bir hafta içinde, mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Aksi hâlde, ıslah yapılmamış sayılır.
Somut olayda; davacı vekili dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davalıdan 10.188,00TL’nin tahsilini talep etmiş, 23.12.2013 tarihinde ıslah harcını yatırmış, 25.12.2015 tarihli dilekçesi ile de talebini 1.808 TL arttırarak 11.996 TL’ye çıkarmıştır. Ne var ki mahkemece, davacı vekilinin ıslah talebi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmeyerek taleple bağlı kalındığı belirtilerek, 10.188,00 TL’nin tahsiline karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.