Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2015/8855 E. 2015/31002 K. 18.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8855
KARAR NO : 2015/31002
KARAR TARİHİ : 18.11.2015

Tebliğname No : KYB – 2015/326155

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 18.09.2015 gün ve 2015/19151-61388 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 09/10/2015 gün ve KYB. 2015/326155 sayılı ihbarnamesi ile;
Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık E.. C..’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204/2, 43 ve 62/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/05/2012 tarihli ve 2012/114 esas, 2012/238 sayılı kararının, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 11/02/2013 tarihli ve 2012/28001 esas, 2013/2051 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, sanık müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin aynı
Mahkemenin 27/04/2015 tarihli ve 2013/281 esas, 2013/463 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair mercii Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/05/2015 tarihli ve 2015/714 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
Kayseri Askeri Hastanesinde ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı olarak görev yapan doktor olan sanığın, özel bir yaşlı bakımevinde kalan N.. E.. ve H.. İ.. A.. isimli şahıslar hakkında demans(bunama) hastası olmadıkları halde, demans hastalığı teşhisi ile ilaç kullanım raporları düzenlediği iddiası ile kamu davası açıldığı, adı geçen kişiler hakkında soruşturma sırasında alınan 15/12/2010 tarihli ve 8604 ve 8605 sayılı raporlarda kognitif fonksiyonlarının normal olduğunun bildirildiği, Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesince de demans hastası olmadıklarına dair bu raporlar dikkate alınarak sanığın mahkumiyetine karar verildiği, kararın Yargıtay onamasından geçerek kesinleşmesini müteakip, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca başka bir soruşturma nedeniyle 09/10/2013 tarihli talebi üzerine Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan raporda ise H.. İ.. A..’in 02/12/2013 tarihinde vefat ettiği, N.. E..’nun yapılan muayenesinde ise kişinin demans hastası olduğunun tespit edildiği, N.. E.. hakkında 15/12/2010 tarihinde düzenlenen raporda belirtilen “kognitif fonksiyonlarının normal” şeklindeki görüş için ise bir kişinin demansı olup olmadığına kesin karar verebilmek için o güne ait muayenesinin gerekli olmakla birlikte demans hastalığının bir süreç içerdiği için belirtilen tarihte hastalığın mevcudiyetinin olası olduğu kanaatine varıldığının belirtildiği, Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 03/11/2014 tarihli ve 7816 karar sayılı raporunda da N.. E..’nun 28/04/2014 tarihinde kurulca yapılan muayenesinde demans tanısı konulduğu, dosyada mevcut tıbbi belgelerde Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde 26/07/2012 tarihinde orta-ağır evrede alzheimer tipi demans tanısının konduğu da dikkate alındığında 2010 yılında demansın başlamış olabileceği, bu itibar ile TSK Sağlık Komutanlığı Kayseri Asker Hastanesi Baştabipliğinin 27/01/2010, 29/05/2009 tarihli demans+bipolar uyum bozukluğu, psikoz tanısının uyumluluk gösterdiği, ancak Kayseri Eğitim Araştırma Hastanesinin 15/12/2010 tarihli, … nolu uzman Dr. kaşe ve imzalı raporda kişinin kognitif fonksiyonlarının normal olduğunun bildirilmesinin, demans tanısı konmuş kişiye uygulanan testler ile yapılan muayene sonuçlarından kaynaklanmış olabileceğinin mütalaa edildiği anlaşılmakla, anılan Mahkemece karar verilmesinden sonra alınan söz konusu raporlar dikkate alındığında, yargılamanın yenilenmesi talebi ile ilgili olarak ileri sürülen delillerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 318 ilâ 321. maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesini gerektirecek mahiyette olup olmadıklarının tespiti bakımından, kabule değer görülerek, toplanacak diğer delillerle birlikte değerlendirildikten sonra, yargılamanın yenilenmesinin kabul veya reddine karar verilmesinin uygun olacağı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 27.04.2015 tarih, 2014/281 Esas, 2013/463 sayılı ek kararına vaki itirazın reddine dair Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 18.05.2015 tarih, 2015/714 sayılı değişik iş kararının 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre infazın durdurulmasına, sanığın başka suçlardan hükümlü ya da tutuklu değilse bu suç yönünden derhal tahliyesi için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’na müzekkere yazılmasına, müteakip işlemlerin mahallinde takdir ve ifasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.