YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4432
KARAR NO : 2015/11344
KARAR TARİHİ : 02.11.2015
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY (KAPATILAN) 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/05/2014
NUMARASI : 2013/169-2014/163
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy (Kapatılan) 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.05.2014 tarih ve 2013/169-2014/163 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkil şirketin ortakları olan M. A., K. A. A. Y.’ın davalı H. A. ile birlikte müvekkil şirket adına ruhsatlı K. H.’ın Yeri isimli lokantayı işlettiklerini, sonrasında yapılan protokol ile taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisine son verilip davalının ortaklıktan ayrıldığını, bu protokol ile müvekkil şirketin aynı adreste K.H.’ın Yeri ismiyle faaliyette bulunmasına izin verildiğini, protokol sonrasında taraflar arasında görülen davalar neticesinde K. H.’ın Y.ibaresinin müvekkilince ticaret unvanı ve işletme adı olarak kullanılabileceğinin hüküm altına alındığını, davalının ortaklıktan ayrılması sonrasında yanı muhitte aynı isimle aynı işi yapmaya devam ettiğini, davalının kötü niyetli olarak müvekkilinin işlettiği lokantanın hemen önünde ve yakınında bulunan elektrik direklerine reklam tabelaları koydurduğunu, bu tabelalarda K. H.’ın yeri 1 km ileride gibi ibarelere de yer verildiğini, müvekkilinin uyarılarına rağmen bu durumun düzeltilmediğini, davalı tarafından müvekkilinin müşterilerini aldatacak mahiyette hazırlanan reklam tabelaları nedeniyle müvekkilinin ticari kazanç kaybına uğradığını, davalının bu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ve men’ine, haksız rekabet teşkil eden ve müvekkilinin iş yerinin 100 metre sağ ve solunda bulunan elektrik direklerindeki tabelaların sökülmesine, diğer tabelalarda yer alan yön bilgilerinin tedbiren silinmesine, karar ile birlikte haksız rekabete konu tabelaların imhasına haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ve hükmün ilanına, müvekkilinin oluşan kazanç kaybı nedeniyle 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin babası H. A.’ın vasisi olduğunu, müvekkilinin babasının 30 yılı aşkın süredir kendi imalatı olan özel sos ile hazırladığı ürünlerin satışını yaptığını, K. H. ve K. H.’ın Y. ibarelerini maruf bir marka haline getirdiğini, K. H.’ın Y. ibaresini ilk olarak 1997 yılında 10 yıl süreyle adına marka olarak tescil ettirdiğini, daha sonrasında aynı markanın tasarlanan özel logo ile TPE nezdinde 2009/23160 noda tescil edildiğini, müvekkilinin bu ibare üzerinde tek yetkili hak sahibi olduğunu, tescilli markanın kullanımının haksız rekabet sayılmayacağını, müvekkilinin markasının bilinirliğini arttırma çabasıyla yapmış olduğu reklam çalışmalarının da haksız rekabet olarak değerlendirilemeyeceğini, davacının bir zararının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından davalının iş yerinin hemen önüne astırılan reklam tabelalarında K. H.’ın Y. ile yön ve mesafe belirten ibarelerin bulunduğu, bu levhalardaki yönlendirmeler nedeniyle davacının müşterilerinin yanıltıldığı ve kafa karışıklığına sebebiyet verildiği, bu eylemlerin dürüstlük kurallarına ve ticari uygulamalara aykırı olduğu ve haksız rekabet teşkil ettiği, tarafların ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucunda her iki tarafın satışlarında artış olduğu artışın haksız rekabet kabil edilen eylemlerden kaynaklanıp kaynaklanmadığının anlaşılamadığı, bu haliyle maddi tazminatın unsuru olan zararın ispat edilemediği gerekçesiyle davalının davacının iş yerine yakın mesafede asmış olduğu Kanatçı Haydar’ın Yeri ibareli reklam tabelaları ve yön belirten levhaların haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ve men’ine, kullanılan ürünlerin imhasına hükmün ilanına, davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, haksız rekabetin tespiti ve men’i, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve tazminat istemlerine ilişkindir.
HMK’nın 1. maddesinde mahkemelerin görevinin kanunla düzenleneceği, görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınacağı belirtilmiştir. 556 Sayılı KHK’nın 71. maddesinde ise “Bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen davalarda, görevli mahkeme ihtisas mahkemeleridir…” denilerek marka hakkı ve bu hakkın kullanılmasından kaynaklı ihtilaflardan doğan uyuşmazlıkların ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerince giderilmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Somut olayda; davacı vekilince, davalı tarafından müvekkilinin iş yerinin yakınlarına yerleştirilen reklam ve yön tabelaları nedeniyle haksız rekabete aykırı davaranıldığı iddia edilmiş, bununla birlikte davalı vekilince; müvekkilinin TPE nezdinde 2009/23160 nolu tescilli markasının bulunduğuna, müvekilince yapılan eylemlerin marka hakkı kapsamında ve markanın bilinirliğini arttırma saikli reklam faaliyetleri olduğuna, marka hakkının kullanılmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceğine dair savunmalarda bulunmuştur. Marka, markadan kaynaklı haklar, bunların ne suretle kullanılacağı ve korunacağı hususları 556 Sayılı KHK’da düzenlenmiştir. Bu bakımdan, uyuşmazlığın çözümünde 556 Sayılı KHK hükümlerinin ve davalının marka hakkını kullanıp kullanmadığının irdelenmesinin gerektiği aşikardır. 556 Sayılı KHK hükümleri uyarınca bu yönde inceleme ve değerlendirme yapmaya bu alanda ihtisas mahkemesi olarak görevlendirilen Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri görevli olup mahkemece bu husus gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 02.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.