Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/4131 E. 2015/11413 K. 02.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4131
KARAR NO : 2015/11413
KARAR TARİHİ : 02.11.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/10/2014
NUMARASI : 2014/318-2014/265

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/10/2014 tarih ve 2014/318-2014/265 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; ………….Derneği’nin yönetim kurulunda alınan 01.06.2011 tarihli kararı doğrultusunda temsil ve ilzama yetkili kişilerde değişiklik yapıldığını, bu hususla imza sirküleri ve ticaret sicili gazetesinin ilgili yerlere gönderildiğini, davalı bankaya da bildirilmesine rağmen davalı bankanın kurumun işlemlerini yapmaktan imtina ettiğini ve verdikleri EFT talimatlarını da yerine getirmediğini, dernek hesaplarıyla ilgili talepleri geri çeviren bankanın haksız ve kötüniyetli olarak tevdi mahalli talep ettiğini, 30.06.2011 tarihinde İst. 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 20117457 D. İş sayılı dosyasıyla ………bankası Gültepe Şubesi’nin tevdi mahalli tayin edildiği, buna rağmen bankanın kararın tebliğine rağmen nezdindeki paraları tevdi mahalline aktarmadığı, 01.06.2011 tarihinden itibaren bir kısım paranın aktarıldığını, ancak bakiye 308.870,20 TL’nin aktarılmadığını, bunun üzerine başvuruda bulunulan bankanın istekleri yerine getirmediği ve aleyhine icra takibine başlandığı, bakiye kısmın ödeme emri tebliğ tarihinden sonra 08.08.2011 tarihinde tevdi mahalli bankaya gönderildiği, ödeme emrine davalı bankaca itiraz edildiği ve itirazın kaldırılması için açılan davanın halen derdest olduğu, davacı tarafça tevdi mahalli tayinine ilişkin karara itiraz edilmesi üzerine itirazın kabul edildiği ve kararın kaldırıldığını iddia ederek 01.06.2011 tarihinden başlayarak herhangi bir hukuki gerekçe olmaksızın işlem yapmaması nedeniyle derneğin 01.06.2011-15.11.2011 tarihleri arasında uğradığı zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL’lik kısmının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıların işbu davada dava açma ehliyetleri olup olmadığının tespitini yoksa davanın reddini; davacı tarafın somut zararını ispat etmesi gerektiğini, muhtemel bir menfaat ihlalinden de söz edilemeyeceğini, müvekkillerinin basiretli bir tacir gibi davrandığını, gecikmesinde sakınca olabilecek durumlar göz önünde tutularak mahkeme kararları doğrultusunda hukuka uygun işlemler yapıldığını, davacıların iddialarının haksız, yersiz ve hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Mahkemece; davanın davacıların temsilcilerinin değişmesi sebebiyle, davalı banka uhdesinde bulunan davacıya ait hesapların davacının yeni temsilcilerinin talebi doğrultusunda başka bir bankaya aktarılması yönündeki taleplerinin davalı banka tarafından yerine getirilmediği iddiasıyla, doğduğu iddia olunan zararın tazminine yönelik tazminat davası olduğu, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, gerek davacının davalı İş Bankasındaki mevcut bulunan TL ve Döviz hesaplarının vadesiz mevduat hesabında olduğu ve yine gerekse tevdi mahali tayin edilen Zıraat Bankası hesaplarının vadesiz mevduat hesabı olduğu, davacı dernek tarafından ilk olarak 01/06/2011 tarihli ihtarname ile derneğin yönetim kurulu üyelerinin ve temsilcilerinin değiştirildiğinin belirtildiği, hesapların aktarılması yönünde başka bir talebin bulunmadığı, banka tarafından temsilcilerin kimler olduğu hususunda tereddüte düşülmesi nedeniyle davalı tarafından mahkemeye tevdi mahali talebinde bulunulduğu, tevdi mahali kararı verildiği ancak sözkonusu tevdi mahali kararı henüz kesinleşmeden davacı tarafça tevdi mahali kararına itiraz edildiği, tevdi mahali kararının 01/07/2011 tarihinde banka tarafından tebliğ alındığı, banka tarafından Gültepe Şubesi’ne hesap numarası bildirilmesi için müracaat edildiği halde hesap numarasının bildirilmediği, daha sonra TL cinsinden olan hesapların 26/07/2011 tarihinde isme EFT yapılmak suretiyle bunların gönderildiği ancak döviz cinsinden bulunan hesapların isme gönderilememesi sebebiyle bu hesapların aktarılamadığı, davalının tevdi mahalli kararı verildikten sonra TL cinsinden olan hesapları aktarmış oluşu, davalının döviz cinsinden olan hesapları aktaramamasında bir kusurunun bulunmadığı, tevdi mahalli kararına bizzat davacı tarafından itiraz edilmiş oluşu, bu bağlamda tevdi mahalli kararının henüz kesinleşmemiş oluşu (yatırılma anına kadar geçen süre için) dolayısıyla sözkonusu gecikmede davalının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, kaldı ki davacıya ait gerek davalı uhdesinde bulunan hesapların, gerekse tevdi mahalli kararı verilen hesapların vadesiz hesap olması sebebiyle her iki banka yönünden de faiz getirmediği, bu nedenle davacının herhangi bir faiz kaybının bulunmadığı, davacının faiz dışında başkaca bir zararının olduğu hususunda dosyaya da herhangi bir delilin sunulmadığı, bu bakımdan zarar unsurunun gerçekleşmemesi ve davacının herhangi bir zararının doğmaması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 143,30 TL harcın temyiz edene iadesine, 02/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.