Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/4468 E. 2015/11339 K. 02.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4468
KARAR NO : 2015/11339
KARAR TARİHİ : 02.11.2015

MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/06/2014
NUMARASI : 2014/46-2014/172

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.06.2014 tarih ve 2014/46-2014/172 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilince davalı TPE nezdinde 16.11.2011 tarih, 2011/93937 başvuru nosuyla “inter-ATM” ibareli markanın tescilinin talep edildiğini, davalı tarafından yapılan değerlendirmeler neticesinde müvekkilinin başvurusunun 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi uyarınca TPE YİDK tarafından verilen 11.12.2013 tarih 2013-M-7439 sayılı karar ile reddedildiğini, müvekkilinin markasıyla redde mesnet gösterilen dava dışı şahıslar adına tescilli markaların KHK’nın 7/1-b maddesi anlamında benzer olmadığını, müvekkilinin başvurusuna konu marka ile redde mesnet gösterilen markaların aynı mal ve hizmetlere ilişkin bulunmadığını, müvekkilin daha öncesinde bu ibareyi içeren markalarının bulunduğunu, müvekkilince bu markaların serisi olarak markanın tescilinin istenildiğini, davalının yetki sınırlarını aşarak KHK’nın 8. maddesi uyarınca değerlendirme yaptığını ileri sürerek TPE YİDK tarafından verilen 11.12.2013 tarih, 2013-M-7439 sayılı kararın iptali ile başvuruya konu markanın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili; müvekkilince davacının marka tescil başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde 2005/12646 ve 172917 sayılı “inter” ibareli markalar mesnet gösterilerek başvurunun reddedildiğini, başvuru konusu markada yer alan “ATM” ibaresinin hizmetin niteliğine işaret eden tanımlayıcı bir unsur olduğunu, geri kalan kısmın redde mesnet markalar ile birebir aynı olduğunu, başvuruya konu markanın tescil kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin redde mesnet markaların kapsamıyla örtüştüğünü savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; başvuruya konu marka ile redde mesnet markaların KHK’nın 7/1-b maddesi anlamında aynı olarak nitelendirilebilmesi için aralarında ayırt edilemeyecek düzeyde benzerliğin bulunmasının gerektiği, ayırt edilmeyecek düzeyde benzerlikten kastın ortalama tüketici ve yararlanıcılar nezdinde hiç bir araştırma ve herhangi bir inceleme yapılmasını gerektirmeyecek derece açık ve net bir iltibasın ortaya çıkmasının kast edildiğini, redde mesnet markaların sadece “inter” ibaresinden oluştuğunu, başvuru konusu marka ile redde mesnet markalar arasında kısmi benzerlik bulunmasına karşın bıraktıkları genel izlenim görsel ve sescil olarak birbirlerinden farklı oldukları, başvuruya konu marka ile redde mesnet gösterilen markaların tescil edilmek istenildikleri ürünlerin de aynı olmadığı, bu ürünlerin tüketicilerinin bilinçli tüketiciler olmasının da iltibas tehlikesini ortadan kaldırdığı, başvuruya konu markanın davacının daha öncesinde tescil edilmiş markalarının serisi niteliğinde olduğu, markanın tescilinin mahkemece verilecek kararın kesinleşmesi ve markanın ilana çıkarılmasına ilişkin prosedürler sonrasında mümkün olması nedeniyle tescil talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle TPE YİDK tarafından verilen 2013-M-7439 sayılı kararın iptaline, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve işaretler arasında 556 sayılı KHK’nin 7/1-b bendi anlamında aynılık ya da ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı taraflardan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 02.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.