YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4410
KARAR NO : 2015/11341
KARAR TARİHİ : 02.11.2015
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/01/2015
NUMARASI : 2006/13-2015/5
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/01/2015 tarih ve 2006/13-2015/5 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili; müvekkillerinin TR 1996/01011 sayılı Kilitli intramedüller femur çivileri modeline ait faydalı model patenti ile TR1998/00630 sayılı distal kilitleme çubuğuna ait faydalı model patentinin sahibi olduklarını 15.9.1998 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere davalı şirket ile aralarında yaptıkları patent lisansı sözleşmesi ve bu sözleşmenin 12. maddesi uyarınca yapılan ek sözleşme uyarınca davalı şirkete lisans haklarının devredildiğini, sözleşme uyarınca davalının satış faturaları üzerinden üç ayda bir % 10 oranında ücret ile yıllık patent sicil ücretlerini ödemeyi taahhüt ettiğini, davalı tarafından süresinde ödemede bulunulmaması halinde % 20 oranında gecikme faizinin ödenmesinin öngörüldüğü, davalı şirket tarafından 24.2.2000 tarihine kadar sözleşmede belirtilen yükümlülüklerin yerine getirildiğini, bu tarihten sonra sözleşme hükümlerine uyulmaması nedeniyle Ankara Asliye 8. Ticaret Mahkemesi’nin 2000/35 esas sayılı dava dosyasında dava açılarak dava tarihine kadar ki döneme ilişkin alacağın tahsil edildiğini, ancak davalının mahkeme sürecinde 2001, 2002, 2003 yıllarında müvekkiline yaptığı satış tutarlarına dair bilgi vermediği gibi sözleşme uyarınca yükümlülüklerini de yerine getirmediğini ileri sürerek fazlaya dair haklar saklı kalmak koşuluyla şimdilik 1.000,00 TL’nin 1.1.2001 tarihinden itibaren aylık % 20 faiz tutarıyla birlikte, TPE’ye ödenen 1.434,60 TL’nin yatırılma tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 19.2.2006 havale tarihli dilekçeyle dava değerini alınan bilirkişi raporu uyarınca 16.262,10 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu faydalı model belgesine ilişkin Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2005/699 esas sayılı dosyasında hükümsüzlük davası açıldığını, mahkemece bu dosyasının sonucunun beklenilmesi gerektiğini, müvekkilince üretilen üretilen ürünlerin lisans sözleşmesine konu ürünler olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacılar vekilince 26.5.2005 tarihli duruşmada 1998/00630 sayılı faydalı model belgesine yönelik davanın atiye bırakıldığı, davalı vekilince buna rıza gösterildiği, taraflar arasında dava konusu 1996/1011 sayılı faydalı model belgesinin lisans haklarının devrine dair sözleşme imzalandığı, sözleşmenin 12. maddesi uyarınca imzalanan ek anlaşma doğrultusunda davalının satış faturaları üzerinden % 10 oranında lisans bedeli ödemesinin öngörüldüğü aynı sözleşmede ödemelerin üç ayda bir yapılması ve süresinde yapılmayan ödeme nedeniyle aylık % 20 oranında gecikme faizi uygulanmasının kararlaştırıldığı, aynı sözleşmede faydalı model belgesinin korunması için sarf edilecek harç ve diğer tüm giderlerin
./..
lisan alanca karşılanmasının da kararlaştırıldığı, davalının 20.2.2000 tarihine kadar sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirdiği, ancak bu tarih sonrasında yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle açılan davada 31.12.2000 tarihine kadar ödenmesi gereken ücretlerin davalıdan tahsiline karar verildiği, bu dava ile 2001, 2002, 2003 yıllarına ilişkin ücret ve davacılarca TPE’ye ödenmek zorunda kalınan ücretlerin talep edildiği, mahkemece alınan bilirkişi raporu uyarınca dava konusu dönemde davacıların 16.262,10 TL alacaklarının bulunduğunun tespit edildiği, dava tarihi öncesinde davalının usulüne uygun biçimde temerrüdünden söz edilmeyeceğinden mahkemece alacağa dava tarihinden itibaren sözleşmede öngörülen % 20 gecikme faizinin uygulanacağı, patentin korunması için davalı tarafından yapılması gerektiği halde davacılarca ödenen tutarın 676,00 TL olarak tespit edildiği, davacının bu yöndeki talebinin de yerinde bulunduğu, her ne kadar dava konusu faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne dair dava açılmış ve mahkemece bu davanın sonucu beklenilmiş ise de söz konusu davada yapılan yargılama neticesinde verilen ilk kararın Yargıtay tarafından bozulduğu, bozma sonrasında yapılan yargılama sırasında faydalı model belgesinin koruma süresinin dolması nedeniyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, verilen bu kararın kesinleştiği, söz konusu dava dosyasının davacısının bu davanın davalısı olmadığı, bu davanın davalısı tarafından hükümsüzlük istemli bir davanın da açılmadığı, gelinen aşamada faydalı model belgesinin hükümsüzlüğünün tespitine dair de dava açılamayacağı, bu nedenle dava konusu faydalı model belgesinin hukuken korunan sınai hakları sağladığı gerekçesiyle 1998/630 sayılı faydalı model belgesi yönünden açılan davada karar verilmesine yer olmadığına, 1996/1011 sayılı faydalı modele ilişkin davanın kabulüyle 16.262,10 TL’nin 11.9.2003 tarihinden itibaren aylık % 20 temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, paten ücretine ilişkin 676,00 TL’nin 11.9.2003 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak; davacılar vekili, dava dilekçesiyle lisans bedeli olarak fazlaya ilişkin haklarını saklı tutup 1.000,00 TL’nin 1.1.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, alınan bilirkişi raporu uyarınca 19.2.2006 havale tarihli ıslah dilekçesiyle bu yöndeki talebini 16.262,10 TL’ye yükseltmiştir. Mahkemece alacağın sözleşmeden kaynaklandığı, bu nedenle dava dilekçesinde belirtilen 1.000,00 TL’lik kısmı yönünden dava, ıslah ile arttırılan kesim yönünden ıslah tarihi itibariyle davalının temerrüde düşürüldüğü gözetilmeksizin hüküm altına alınan alacağın tümü yönünden dava tarihilden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de; anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz istemlerinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “16.262.10 TL’nin dava tarihi olan 11.9.2003” ibarelerinin hükümden çıkartılmasına, yerine “1.000,00 TL’nin dava tarihi olan 11.9.2003, 15.262,10 TL’nin ıslah tarihi olan 19.2.2006” ibarelerinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.