Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/1215 E. 2015/17160 K. 06.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1215
KARAR NO : 2015/17160
KARAR TARİHİ : 06.11.2015

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
Sürücü belgesi bulunmayan sanığın idaresindeki kamyonu ile orta refüjle bölünmüş hafif eğimli bulvarı takiben seyirle, ışıklı kavşağı geçtiği sırada, yolun solundaki orta refüj üzerinden geçiş için şeridine giren 2009 doğumlu ölene, yolun sağına yakın bölümünde aracının sağ ön ve arka teker kısmıyla çarpması sonucu meydana gelen olay akabinde yapılan bilirkişi tespitlerinde; sanık gerisinde bulunan ışıklı kavşaktan devam ettiğinde, seyrine hitaben yolun sağında bulunan “Kamyon Giremez” levhasını 60 metre geçtikten sonra olayın meydana geldiğinin, sanığın, seyrettiği bulvara girişi “Kamyon Giremez” levhası ile yasaklanmış olduğundan bulvara girmeyerek çevre yolunu takiben yoluna devam etmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında; ve sanık hakkında düzenlenen adli raporlarda; her iki gözün görme derecesi toplam 4/20 olduğundan sanığın sürücü belgesi alamayacağının ve sanıkta tespit edilen anksiyete bozukluğunun, görme bozukluğunun ve kullandığı ilaçların yan etkilere birlikte değerlendirildiğinde, sanığın güvenli araç kullanabilme kabiliyetini önemli oranda azaltacağının belirtilmesi karşısında, sanık hakkında TCK’nın 22/3. maddesinde belirtilen bilinçli taksir koşullarının oluştuğunun kabul edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1-TCK’nın 50/6. maddesinde bulunan “yaptırım” ibaresinin 01.03.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 26.02.2008 tarih 5739 sayılı Kanunun 4. maddesi ile “tedbirin” olarak değiştirilmesi ile sözü edilen maddenin birinci fıkrasının “a” bendi uyarınca hapis cezasının paraya çevrilmesi seçenek yaptırım, diğer bentlerde düzenlenen hususların ise seçenek tedbir niteliğinde olduğu, TCK’nın 50/6. maddesinde hükmün kesinleştikten sonra Cumhuriyet Savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesinin sonuçlarının düzenlendiği, somut durumda ise sanık hakkında bir tedbir niteliğini haiz olmayan, uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, kaldı ki bu durumun hükmün tesisi aşamasında değil, hükmün kesinleşmesinden sonra infaz aşamasında nazara alınacağı hususu gözetilmeksizin infazı kısıtlar biçimde karar tesis edilmesi,
2-Sanık hakkında tayin edilen 2 yıl 6 ay hapis cezanın adli para cezasına çevrilmesi sırasında, hesap hatası sonucu 18.200 TL yerine 18.000 TL ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasının 7 numaralı bölümündeki “50/6” ibaresinin hükümden çıkarılması ve sonuç cezanın 18.200 TL olarak belirlenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 06.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.