YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/14780
KARAR NO : 2015/20004
KARAR TARİHİ : 05.11.2015
Tebliğname No : 2 – 2013/67143
MAHKEMESİ : Diyarbakır 1. Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/01/2013
NUMARASI : 2011/703 (E) ve 2013/20 (K)
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
26.03.2011 tarihli teslim tesellüm tutanağı içeriğine göre, iddianameye konu 1 adet bilgisayar kasası ve 2 adet monitörün tam ve eksiksiz olarak müştekiye teslim edildiğinin belirtilmesi karşısında tebliğnamedeki hırsızlık suçu yönünden TCK’nın 168. maddesinin uygulanmasına ilişkin eleştiriye iştirak edilmemiştir.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-UYAP üzerinden alınan nüfus kayıt örneğine göre suça sürüklenen çocuk B.. Ş..’nın hükümden sonra 07/10/2014 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk B.. Ş.. hakkındaki hırsızlık,işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Suça sürüklenen çocuk F.. Ö.. hakkında hırsızlık,işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerde; Kanun’un öngördüğü sınırlar arasında ceza tayini hakimin takdir ve değerlendirme yetkisinde ise de; bu yetkinin kullanılmasında adalet ve nesafet kurallarına bağlı kalınması, bu konudaki gerekçenin suçun işleniş şekli, kanuna aykırılığın derecesi, suç sebepleri, sanığın kişiliği, kastın yoğunluğu gibi hususların dosya içeriğine uygun olması, emsal olaylar ile genel uygulama dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nın 3/1. maddesine uygun olarak işlenen fiilin ağırlığı ile orantılı cezaya hükmolunması gerekmektedir. Somut olayda, suça sürüklenen çocukların müştekiye ait işyerinin kepenk ve kapı kilidine zarar vererek işyerinden 2 adet monitör ve 1 adet bilgisayar kasası çalmaları şeklinde gerçekleşen olayda hırsızlık, mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından alt sınırdan fazla oranda uzaklaşılarak ceza vermeyi gerektiren bir özellik olmadığı gözetilmeden,
hak ve nesafet kuralları ile TCK’nın 3/1. maddesinde yer alan orantılılık ilkesi gözeltilmeden yetersiz gerekçe ile tüm suçlardan alt sınırdan fazla oranda uzaklaşılarak ceza verilmesi suretiyle 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesine aykırı davranılması,
3-Suça sürüklenen çocuk F.. Ö.. hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken, hırsızlık suçu ile ilgili olarak cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplerden olan etkin pişmanlık hükmünün, yaş küçüklüğüne ilişkin TCK’nın 31/3. maddesinden önce uygulanması suretiyle aynı Kanun’un 61/5. maddesine aykırı davranılmak suretiyle hatalı uygulama yapılması,
4- Suça sürüklenen çocuk F.. Ö.. hakkında mala zarar veme suçundan kurulan hükümde,suça sürüklenen çocuk F.. Ö.. kovuşturma aşamasında ifadesinde şikayetçinin tüm zararlarını giderdiğini beyan etmesi karşısında müşteki B.. S..’a mala zarar verme suçu yönünden zararının giderilip giderilmediği sorularak sonucuna göre suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5-Suça sürüklenen çocuk F.. Ö.. hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerde; geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın suça sürüklenen çocuğun geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurularak suça sürüklenen çocuk hakkında takdiri indirime ilişkin TCK’nın 62. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken, “..savunmaları yakalama ile alınması nedeniyle…” biçimindeki yetersiz ve yasal olmayan gerekçe ile suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 62. maddesinin uygulanmaması,
6- 5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca, suça sürüklenen çocuğu savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali olanaklardan yoksun oldukları anlaşılan suça sürüklenen çocuklara, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı şekilde yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05.11.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.