Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/4640 E. 2015/11571 K. 04.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4640
KARAR NO : 2015/11571
KARAR TARİHİ : 04.11.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/01/2015
NUMARASI : 2012/241-2015/19

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/01/2015 tarih ve 2012/241-2015/19 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının daha önce müvekkillerine Türkiye’de imalat yaptığı için bildiği, müvekkili adına yurt dışında tescilli markayı kötüniyetli olarak adına tescil ettirdiğini, markanın müvekkili şirketin de içinde bulunduğu grup tarafından ilk defa ihdas ve öncelikli olarak kullanıldığını ve tanıtıldığını ileri sürerek, davalı adına tescilli 2005/06714 no’lu ”centurion by korle” ibareli markanın kümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafça dava konusu yapılan markalarla ilgili daha önce görülen davalarda verilen red kararların kesinleştiğini, davada hak düşürücü sürenin de geçtiğini, müvekkilinin marka üzerinde greçek hak sahibi olduğunu, davacının kötüniyet iddiasının yerinde olmayıp, asıl davacı tarafın kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında ticari bir ilişki olup, ihtilafın davacının dava konusu markalı ürünlerin davalı tarafından davacı adına üretildiğini iddia etmesi, davalının ise, ürünlerin kendisine ait olduğunu, davacı tarafa İngiltere’de satış için verildiğini savunması üzerinde toplandığını, dosyadaki bilgi ve belgeler uyarınca davalının ürün üretimini gerçekleştirdiği, markanın gerçek hak sahibinin davalı olduğu, davacının da İngiltere’de bu marka adı altında ürünler sattığının anlaşıldığı, İngiltere piyasasında yapılan fuar ve çıkan gazete haberinde fuara katılanın davacı olmasına rağmen, davacı ve davalı arasındaki yazışmalarda İngiltere’de yapılan duyurular, haberler davalıya bildirildiğinden bunun daha çok ürün siparişi demek olduğu, sunulan belgelerden, daha önce taraflar arasında görülen dosyalardan davacının gerçek hak sahipliğinin ve davalının tescilinde kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.