Danıştay Kararı 12. Daire 2018/6210 E. 2021/5930 K. 18.11.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/6210 E.  ,  2021/5930 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/6210
Karar No : 2021/5930

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bulgaristan’dan zorunlu göçe tabi tutularak Türkiye’ye gelen ve öğretmen olarak görev yapmakta iken isteği üzerine 16/07/2014 tarihinde emekliye ayrılan davacı tarafından; Bulgaristan’da geçen hizmet süresinin Mahkeme kararı doğrultusunda intibakında değerlendirildiğinden bahisle 15/08/2014 tarihinden itibaren Bulgaristan ve Türkiye’deki toplam 30 yıl 7 ay 16 gün hizmet süresine karşılık aylık bağlanması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; davacının Bulgaristan’da geçen ve Emekli Sandığına tabi görev kapsamındaki hizmetlerinin 2/3’ü kazanılmış hak aylığı ve emekli keseneğine esas aylıklarına ilişkin intibaklarında değerlendirilmekte ise de, intibakta değerlendirilen bu sürelerin, davacının fiili hizmet süresinden sayılamayacağı, bu sürelerin fiili hizmetinden değerlendirilebilmesi için borçlanma hükümlerinin uygulanması gerekeceği açık olup, davacının anılan hizmetlerinin borçlanma yapılmaksızın fiili hizmetinde değerlendirilerek emekli aylığı bağlanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği, kaldı ki, 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un Geçici 6. maddesinde; “Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerden 1/1/1989 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar zorunlu göçe tabi tutulan, Türk vatandaşı olup Türkiye’de ikamet eden ve 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı Kanun dahil olmak üzere sosyal güvenlik kuruluşlarından gelir veya aylık almamak koşulu ile yurt dışında geçen ve belgelendirilen çalışma süreleri bu Kanuna göre borçlandırılmak suretiyle yaşlılık aylığı bağlanmasında sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.” hükmüne ve Geçici 7. maddesinde; “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce hizmet borçlanması talebinde bulunanlardan; borç tahakkuku yapılmış olanların, borç tahakkuku ile ilgili işlemleri devam edenlerin, tahakkuk ettirilen borçlarını ödeyenlerin ve borçlandıkları yurtdışı hizmetleri dikkate alınarak aylık bağlanmış olanların kazanılmış hakları saklıdır.” hükmüne yer verilerek sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerdeki hizmetlerin borçlandırılmasına ilişkin mevzuattaki boşluğun giderildiği, öte yandan, davacının emekli aylığı bağlanabilmesi için borçlanmasına engel bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendi uyarınca, Bulgaristan’da ve Türkiye’deki toplam hizmet süresinin bir bütün olarak değerlendirilerek kazanılmış hak aylığı ve intibakının hesaplanmasında göz önüne alınarak emeklilik hizmet karşılığı aylığının bu şekliyle hesaplanması gerekirken, davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya uygunluk bulunmadığından Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin usul ve yasal düzenlemelere
uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.