Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/6011 E. , 2021/5929 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/6011
Karar No : 2021/5929
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Türkiye’de 01/01/1966 – 23/11/1981 tarihleri arasında öğretmen olarak görev yaptıktan sonra görevinden ayrılarak 23/11/1981 tarihinden itibaren Hollanda’da çalışmaya başlayan ve bu ülkede 11/02/1999 tarihinde malulen emekli edilen davacı tarafından, 660 gün yurt dışı hizmetini 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’a istinaden borçlanarak yurt içi hizmet süresini 15 yıla tamamladığı ve 61 yaşının doldurduğundan bahisle yaşlılık aylığı bağlanması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; davacının, Türkiye Cumhuriyeti ile Hollanda Arasında Sosyal Güvenlik Sözleşmesi’nin 19. maddesi uyarınca sadece Hollanda Hükümetinden malullük aylığı alabileceği, aynı zamanda Türkiye’den yaşlılık aylığı alamayacağı anlaşıldığından, yaşlılık aylığı bağlanması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mahkeme tarafından, Türkiye Cumhuriyeti ile Hollanda Arasında Sosyal Güvenlik Sözleşmesi’nin 19. maddesinin yanlış yorumlandığı, malullük aylığı değil, yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunduklarından, anılan maddenin davanın dayanağı olamayacağı, Hollanda’da malullük aylığı alırken Türkiye’den yaşlılık aylığı bağlanmasına engel teşkil edecek herhangi bir yasal düzenlemenin olmadığı, davacının fiili hizmetinin yok sayılacağına ilişkin ne Türkiye – Hollanda Sosyal Güvenlik Sözleşmesinde ne de Türk sosyal güvenlik mevzuatında herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığından davanın reddine ilişkin Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.