Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/5878 E. , 2021/12751 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/5878
Karar No : 2021/12751
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- … 2- … 3- … 4- … 5- … 6- … 7- … 8- … 9- … 10- … 11- …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Antalya İli, Kepez İlçesi, … ila … sayılı parseller ve … ila … sayılı parseller ile Ünsal Mahallesi … ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyon işlemine ilişkin … tarih ve … sayılı büyükşehir belediye encümeni kararı ve bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin … tarih ve … sayılı belediye encümeni kararı ile parselasyonun dayanağı 1/1000 ve 1/5000 ölçekli imar planlarının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyanın birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu parselasyon işleminde düzenleme ortaklık payının doğru hesaplandığı, imar parseli oluşturulması ve dağıtım işlemlerinin mevzuata uygun yapıldığı, davacıların kazanılmış hak iddialarının parselasyon kapsamında incelenemeyeceği, bölgenin riskli alan ilan edilmesinin ve yeterli sosyal ve teknik altyapının bulunmamasının plan değişikliğini zorunlu kıldığı, bölgede bulunan sağlıksız kentleşmenin planlama araçları ile müdahale edilerek yeniden düzenlenmesinin bölgedeki fiziki ve sosyal çevreyi belirli bir amaca yönelik geliştireceğinden dolayı hazırlanan planların kamu yararına uygun olduğu, davacılardan … yönünden, dava dilekçesinde davacıların dava konusu planlama alanında hak sahibi olduklarının belirtildiği, ara kararıyla her bir davacı için tapu tahsis belgesinin istenilmesine rağmen dosyaya … ‘a ait tapu tahsis belgesi ya da hak sahipliğini ortaya koyacak bir belge eklenmediği, tapu tahsis belgesine sahip olmayan davacı açısından hak sahipliğinden bahsedilemeyeceğinden işlemle menfaat bağının kurulamadığı, dava konusu işlemin menfaatini etkilememesi nedeniyle dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davanın … dışındaki davacılar yönünden dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak reddine, … yönünden ise ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Dava açma ehliyetlerinin bulunduğu, dava konusu işlemlerin konu ve amaç yönünden hukuka aykırı olduğu, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı hazırlandığı, riskli alan değerlendirmesinin bilimsel incelemeyle ortaya konmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … ‘İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının kısmen onanması kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Antalya İli, Kepez İlçesi, Kepez ve Santral Mahallelerini kapsayan alanın 24/11/2014 tarih ve 2014/7041 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanuna istinaden riskli alan ilan edildiği, Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … ve … sayılı kararları ile onaylanan Kepez-Santral Mahalleleri Kentsel Dönüşüm Amaçlı 1/1000 ve 1/5000 ölçekli imar planları kapsamında Kepez Mahallesi … ila … sayılı parseller ve … ila … sayılı parseller ile Ünsal Mahallesi … ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Antalya Büyükşehir Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı ile 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca parselasyon işlemi yapıldığı, davacılar tarafından bu karara yapılan itirazın … tarih ve … sayılı belediye encümen kararı ile reddedilmesi üzerine anılan işlemler ile parselasyonun dayanağı 1/1000 ve 1/5000 ölçekli imar planlarının tapu tahsis belgesine sahip olunduğundan hareketle iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
I- Davacılardan … , … , … , … , … , … … , … , … , … açısından;
a) 1/1000 ve 1/5000 ölçekli imar planlar yönünden;
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararın planlara yönelik kısmı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmamıştır.
b) Parselasyon işlemine ve bu işleme yapılan itirazın reddine ilişkin belediye encümeni kararı yönünden;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin Hukuk Devleti olduğu belirtilmektedir. Hukuk Devletinin öğesi olan idarece tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluğu ve sonuçta idarenin hukuka bağlılığının yargısal denetimi iptal davaları yoluyla sağlanmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 8/6/2000 tarih ve 4577 sayılı Kanunla değişik 2. maddesinde belirtildiği üzere, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar iptal davaları olarak tanımlanmıştır.
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri olan “dava açma ehliyeti”, her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin buna bağlı olarak olumsuz etkilenmemesi amacıyla dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen öznel ehliyet koşulu olarak menfaat ihlalinin kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilecektir.
2981 sayılı Kanunun “Tapu verme” başlıklı 10. maddesinde; bu Kanun hükümlerine göre hazine, belediye, il özel idaresine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veya araziler üzerinde, gecekondu sahiplerince yapılmış yapıların, 12 nci madde hükümlerine göre tespit ettirildikten sonra, kayıt maliki kamu kuruluşunca bu yer hak sahibine tahsis edileceği ve bu tahsisin yapıldığı tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilerek ilgilisine “Tapu Tahsis Belgesi” verileceği, tapu tahsis belgesinin, ıslah imar planı veya kadastro planları yapıldıktan sonra hak sahiplerine verilecek tapuya esas teşkil edeceği, ancak islah imar planı veya kadastro planları ile belirlenen alanlarda tapu tahsis belgesi yerine hak sahiplerine doğrudan tapularının verilebileceği hükmü yer almıştır.
Yine aynı Kanunun “Tapu tahsis belgesi verilen gecekondular” başlıklı 13. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; Hazine, belediye, il özel idarelerine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idaresinde olan veya bu Kanun uyarınca mülkiyetlerine geçen arsa veya araziler üzerinde ıslah imar planları ile meydana getirilen imar parselleri içinde hak sahiplerine, yapılarının işgal ettiği arazi de dikkate alınarak ıslah imar planında getirilen ölçülere uygun şekilde arsa veya hisse tahsis edileceği, gecekondusu muhafaza edilemeyen hak sahiplerine aynı bölgede veya diğer gecekondu ıslah veya önleme bölgesinden başka bir arsa veya hisse verileceği; aynı maddenin 2. fıkrasında da, bulundukları yerde korunamayan gecekondu sahiplerinden hak sahibi sıfatı taşıyanlara, bir gecekondu önleme veya ıslah bölgesinde veya yakın bölgelerde yapılmış ıslah imar planı içinde meydana gelen boş imar parsellerinin müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esasına göre verileceği hükme bağlanmış, aynı Kanunun 14. maddesinde ise; bu kanun hükümlerinden yararlanamayacak olan yapılar ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
2981 sayılı Kanun gerekçesinde, Kanunun amacı, ekonomik ve sosyal nedenlerle birer çekim merkezi haline gelen kentlere akın eden vatandaşların mutlak olan barınak ihtiyaçlarının giderilmesi, imar mevzuatı ve planlara hale getirilebilecek yapıların belli şartlarda hukukileştirilmesi olarak belirtilmiştir. Kanun, en temel ihtiyaçlardan biri olan barınma ihtiyacını dahi karşılayamayacak durumdaki dar gelirli vatandaşların mağduriyetini gidererek bu durumda olanlara aileleriyle birlikte barınma olanağı sağlamak için hazine, belediye, il özel idaresi ve vakıf arazisi üzerine yapılan, barınma amacıyla ya da kısmen barınma kısmen işyeri olarak kullanılan kaçak yapıları meşrulaştırmıştır.
Bu meşrulaştırma sırasında Kanuna özgü olan ve tapuya esas teşkil ederek hak sahipliğini belirleyecek olan tapu tahsis belgesi verilmekte ve bu tahsisin yapıldığı tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilmektedir.
Bu belge, Medeni Kanunda tanımlanan tasarruf belgelerinden farklı olup mülkiyeti değil hak sahipliğini belirlemektedir. Anılan belgenin tapuya dönüşünceye kadar işlevi ise içinde oturan dar gelirli ailenin barınma ihtiyacını karşılamak olduğundan bu şekilde tasarruf edilen bir ilgiliye gecekondunun yıkılması ya da yıkılarak yeniden yapılması tahsisin iptali sonucunu doğurur ve ilgiliye tapu verilemez. Dolayısıyla tapu tahsis belgesi ile hak sahibi kabul edilenlerin tasarruf hakları Kanunun belirlediği amaçlar çerçevesinde kısıtlanmıştır.
Olayda davacıların, henüz tapuya dönüşmemiş tapu tahsis belgesi ile tasarruf edilen gecekondudan hareketle ve onun dışında da herhangi bir farklı iptal nedeni ileri sürülmeksizin dava konusu parselasyon işleminin iptalini istediği anlaşıldığından dava konusu işlemin davacıların kişisel, meşru ve güncel bir menfaatini ihlal etmediği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu nedenle, yukarıdaki davacılar yönünden davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki bölge idare mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.
II- …açısından;
İdare Mahkemesince, davacılardan …yönünden, dava dilekçesinde davacıların dava konusu planlama alanında hak sahibi olduklarının belirtildiği, ara kararıyla her bir davacı için tapu tahsis belgesinin istenilmesine rağmen dosyaya …’a ait tapu tahsis belgesi ya da hak sahipliğini ortaya koyacak bir belge eklenmediği, tapu tahsis belgesine sahip olmayan davacı açısından hak sahipliğinden bahsedilemeyeceğinden menfaat ihlali bulunmadığı, dava konusu işlemin menfaatini etkilememesi nedeniyle dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılarak davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun da reddine karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, tapu tahsis belgesi açısından asıl hak sahibinin davacının murisi … olduğu, bu kişinin 11/11/1993 tarihinde vefatı üzerine mirasçı vasfıyla açılan davada davacı …’un dava açma ehliyetinin bulunduğu açık olduğundan davanın esasının incelenmesine geçilmiştir.
a) 1/1000 ve 1/5000 ölçekli imar planlar yönünden;
Dosyanın incelenmesinden, bölgenin riskli alan ilan edilmesinin ve yeterli sosyal ve teknik altyapının bulunmamasının plan değişikliğini zorunlu kıldığı, bölgede bulunan sağlıksız kentleşmenin planlama araçları ile müdahale edilerek yeniden düzenlenmesinin bölgedeki fiziki ve sosyal çevreyi belirli bir amaca yönelik geliştireceğinden dolayı hazırlanan planların kamu yararına uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında bu kısım açısından sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.
b) Parselasyon işlemine ve bu işleme yapılan itirazın reddine ilişkin belediye encümeni kararı yönünden;
Olayda tapu tahsis belgesi sahibi davacı …’un, gecekondudan hareketle ve onun dışında da herhangi bir farklı iptal nedeni ileri sürülmeksizin dava konusu parselasyon işleminin iptalini istediği anlaşıldığından dava konusu işlemin davacının kişisel, meşru ve güncel bir menfaatini ihlal etmediği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında bu kısım açısından sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.
III-…açısından;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Tarafların Kişilik veya Niteliğinde Değişiklik” başlıklı 26.maddesinde, dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verileceği, dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise varsa yürütmenin durdurulması kararının kendiliğinden hükümsüz kalacağı hükmü yer almıştır.
Dosyanın ve UYAP bilişim sistemleri kapalı ortamında yapılan mernis nüfus kayıt sorgulaması sonucunda alınan nüfus kayıt örneğinin birlikte incelenmesinden, davacılardan …’in dava devam ederken 30/06/2019 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca işlem yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz isteminin kısmen reddine kısmen kabulüne,
2. Davacılardan …, …, …, …, …, …, …, …, …açısından davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının imar planları yönünden ONANMASINA, parselasyon işlemi yönünden yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Davacı …açısından davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle ehliyet yönünden reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
4. Davacı … açısından davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca işlem yapılması gerektiğinden BOZULMASINA,
5. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 18/11/2021 tarihinde, kesin olarak, oy birliğiyle karar verildi.