Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/3117 E. , 2021/5946 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/3117
Karar No : 2021/5946
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN TARAFLAR :
1- (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Komutanlığı’nda uzman erbaş olarak görev yapmakta iken … Asker Hastanesi Baştabipliği’nin … tarih ve … sayılı sağlık raporu uyarınca sözleşmesi feshedilen ve … tarihi itibariyla adi malullük aylığı bağlanan davacı tarafından, adi malullük kararının “vazife malullüğü” olarak düzeltilmesi ve hakkında 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu hükümlerinin uygulanması istemiyle 11/07/2014 tarihinde yaptığı başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve adi malullük ile 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü arasındaki; aylık, ikramiye ve sair mali haklar farklarının, adi malullük aylığı bağlandığı tarihten itibaren ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faizleriyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; dava konusu işlem davacı hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde; gerek Gazi Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından hazırlanmış olan sağlık kurulu raporu ve gerekse Mahkemenin ara kararları üzerine davalı idarece gönderilen bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; davacının Jandarma Uzman Erbaş olarak çalışmaya başlamadan önce herhangi bir işitme kaybı öyküsünün olmaması, göreve başlamadan önce almış olduğu raporda sağlam olduğunun belirtilmesi nedeniyle silah altına alınmış olması, görevi esnasında ağır silahlar kullanmış olduğunu ifade etmiş olması ve akustik travma bulgularının mevcudiyeti dikkate alındığında, davacının maluliyetinin görevi esnasında kullanmış olduğu ağır silahlar nedeniyle meydana geldiği kanaatine varılmış olup, görevin sebep ve tesiriyle malul olduğu anlaşılan davacının, hakkında “vazife malullüğü” hükümlerinin uygulanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği; dava konusu işlem davacının 3713 sayılı Kanunda tanınmış olan haklardan faydalandırılıp faydalandırılmayacağına ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde; 3713 sayılı Kanunda terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, sakatlanan, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı ve ayrıca 3713 sayılı Kanunda tanınan haklardan faydalandırılacakları düzenlenmiş olup; terör eylemlerinin önlenmesi, takip edilmesi ve etkisiz hale getirilmesi amacıyla yürütülen her türlü faaliyetten doğan sakatlanma, yaralanma ve ölüm olaylarının da terör eylemlerine muhatap olma sonucunda meydana gelmiş olduğunun kabulü gerektiği, davacının Hatay ve Siirt Jandarma Komando Özel Harekat Tabur Komutanlığında tim elemanı olarak görev aldığı ve bu kapsamda Hatay ve Siirt ili ve kırsalında icra edilen operasyonlarda terör olaylarının önlenmesi, takibi veya etkisiz hale getirilmesine yönelik görevlerde bulunduğu anlaşıldığından; davacının terör olaylarının önlenmesi, takibi veya etkisiz hale getirilmesine yönelik görevler esnasında kullanmış olduğu ağır silahlar nedeniyle işitme kaybının olduğu anlaşıldığından, 3713 sayılı Kanunda tanınmış olan haklardan faydalandırılması istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin işlemde bu yönüyle de hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİALARI :
Davacı tarafından, Mahkeme tarafından, dava dilekçesinde açıkça istenildiği halde parasal hakka ilişkin talepleri hakkında karar verilmediği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, 6353 sayılı Kanunla yapılan yasal düzenlemelerin yalnızca, terörle mücadele kapsamında terör olaylarını önlemek amacıyla her türlü patlayıcı maddeye bağlı olarak meydana gelen olayları ve daha önce operasyona gidiş ve dönüşlerde meydana gelen kazalar sonucunda 3713 sayılı Kanun’un 21. maddesi kapsamına girmemeleri nedeniyle haklarında 3713 sayılı Kanun hükümleri uygulanmayanları kapsamına alan bir düzenleme olduğu; bu itibarla, Maluliyet ve Sağlık Kurulları Daire Başkanlığınca hastalığının görevinin sebep ve etkisiyle meydana gelmediğine, Vazife Malullüğü Tespit Kurulunca da hakkında 5434 sayılı Kanunun vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığına karar verilen ilgiliye, 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü aylığı bağlanmaması hususunda Kurum tarafından yapılan işlemlerde herhangi bir yanlışlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından, Gazi Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından hazırlanmış olan sağlık kurulu raporu ve idarece gönderilen bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, Jandarma Uzman Erbaş olarak çalışmaya başlamadan önce herhangi bir işitme kaybının olmadığı, göreve başlamadan önce almış olduğu raporda sağlam olduğunun belirtildiği, görevi esnasında ağır silahlar kullanmış olması, alınan raporlarda “akustik travma” bulgularının mevcudiyeti dikkate alındığında, maluliyetinin “görevi esnasında kullanmış olduğu ağır silahların etkisiyle” meydana geldiğinin açık olduğu belirtilerek davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının davacının adi malullük ile 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü arasındaki aylık, ikramiye ve sair mali haklar farklarının, adi malullük aylığı bağlandığı tarihten itibaren ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faizleriyle birlikte ödenmesi talebine ilişkin hüküm kurulmamasına ilişkin kısmı yönünden bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava, mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde;
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu Mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
Dava, mahkeme kararının, davacının adi malul aylığı ile 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü arasındaki aylık, ikramiye ve sair mali haklar farklarının, adi malullük aylığı bağlandığı tarihten itibaren ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faizleriyle birlikte ödenmesi talebine ilişkin hüküm kurulmamasına ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde;
Davacı, dava dilekçesinde dava konusu işlemin iptali ile adi malul aylığı ile 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü arasındaki aylık, ikramiye ve sair mali haklar farklarının, adi malullük aylığı bağlandığı tarihten itibaren ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faizleriyle birlikte ödenmesini talep ettiği halde; İdare Mahkemesince sadece dava konusu işlemin iptaline ilişkin hüküm kurulduğu, ikramiye ve diğer mali haklar farklarına ilişkin hüküm kurulmadığı görülmüştür.
Bu duruma göre, davacının dava dilekçesindeki tüm talepleri değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiğinden, davacının aylık, ikramiye ve sair diğer mali haklara ilişkin farklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bu kısım hakkında hüküm kurulmamış olması nedeniyle İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile …. İdare Mahkemesinin …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA,
2. Davacının temyiz isteminin kabulü ile, Mahkeme kararının adi malullük ile 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü arasındaki aylık, ikramiye ve sair mali haklar farklarının, adi malullük aylığı bağlandığı tarihten itibaren ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebi hakkında hüküm kurulmamasına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Dosyanın bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.