Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/959 E. 2015/4747 K. 20.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/959
KARAR NO : 2015/4747
KARAR TARİHİ : 20.02.2015

MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Mahkemece; takip edilmediğinden dosyanın 09.07.2013 tarihli celsede işlemden kaldırıldığı, 24.06.2014 tarihli celsede de davacının hazır bulunmadığı ve herhangi bir mazeret de bildirmediği anlaşıldığından HMK’nun 150 ve 320.maddeleri uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karar, davacı-üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İİK 18. maddesine göre icra mahkemesine arzedilen hususlarda basit yargılama usulü uygulanır. İİK 97/11 maddesi, “İstihkak davasına umumi hükümleri dairesinde ve basit yargılama usulüne göre bakılır” hükmünü içermektedir.
Dava, 6100 sayılı HMK’nun yürürlüğe girmesinden sonra 20.05.2013 ’de açılmıştır. HMK 320/4. maddesine göre, basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır. HMK’nun 150. maddesinin 1. bendinde; “usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
HMK’nun 150/1. maddesine göre dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilebilmesi için öncelikle tarafların duruşmaya usulüne uygun şekilde davet edilmiş olmaları gerekir. Dava dosyası incelendiğinde; Mahkemece, dosyanın işlemden kaldırıldığı 09.07.2013 tarihli duruşma gününün davacı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, davacıya gönderilen tebligatta davacının semt adresi “Bağcılar” olmasına rağmen …” olarak yazıldığı ve bu nedenle de davacıya gönderilen tebligatın bila tebliğ iade edildiği, davacı tarafın 09.07.2013 tarihli duruşma gününden haberdar olmadığı, Mahkemece davacıya gönderilen duruşma gününü bildirir davetiye bila tebliğ iade edilmiş olmasına rağmen, tebligatın davacının mernis adresine çıkarıldığı gerekçesiyle dosyanın işlemden kaldırıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilen

24.06.2014 tarihli son oturumda ise, davacı taraf, bu duruşma gününün verildiği bir önceki celsede hazır bulunduğu için duruşma gününden haberdar olmasına rağmen 24.06.2014 tarihli duruşmaya katılmamıştır. Bu durumda; Mahkemece, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 20.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.