Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2015/11877 E. 2015/10204 K. 02.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11877
KARAR NO : 2015/10204
KARAR TARİHİ : 02.11.2015

MAHKEMESİ : Kadastro Mahkemesi
DAVALILAR : Orman Yönetimi – … ve Ark.
DAVA KONUSU : Yuvacık köyü 166 ada 20, 21, 22, 23, 24; 167 ada 2, 3, 4 ve 5 ile 166 ada 2, 3, 4, 5, 6, 8, 9, 10, 11, 12, 15, 17, 18 ve 19 sayılı parseller

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 07/04/2015 gün ve …/…-…/… sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davacı … tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … ilçesi, … köyü 166 ada 20 sayılı parsel arsa; 21 ve 22 sayılı parseller kargir ev ve arsa; 23 sayılı parsel sulu tarla; 24 sayılı parsel havuz ve arsası; 167 ada 2, 3, 4 ve 5 sayılı parseller sulu tarla; 166 ada 2, 3 ve 4 sayılı parseller arsa; 5 sayılı parsel bahçe; 6, 8, 9, 10, 11, 12, 15, 17, 18 ve 19 sayılı parseller sulu tarla vasfıyla sırasıyla 798,68 m², 522,29 m², 557,64 m², 3101,46 m², 1284,89 m², 203,60 m² 312,17 m², 597,82 m², 461,09 m², 48,34 m², 207,58 m², 1936,57 m², 657,222 m², 696,61m², 227,11 m², 748,58 m², 179,61 m², 170,85 m², 147,34 m², 827,46 m², 2344,64 m², 1993,10 m² ve 2081,76 m² yüzölçümlü olarak, bir kısım parseller hisseli ve bir kısım parseller ise tek tek davalılar … ve arkadaşları adına tespit edilmiştir.
Davacı … vekili, 11/07/2013 havale tarihli dilekçe ile; 22 adet parsel olarak tespit edilen taşınmazların, tek taşınmaz olarak uzun yıllardan beri müvekkilinin zilyetliğinde bulunduğu, üzerinde iki adet ev ve ahır bulunduğu, bu taşınmaza yönelik olarak davalılar tarafından müvekkili aleyhine açılan men’i müdahele ve ecrimisil davasında Kulp Asliye Hukuk Mahkemesinin …/… E. – …/… K. sayılı kararı ile taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesi ile reddine karar verildiği, müvekkilinin taşınmazda ve ahır yapmasından dolayı hakkında ceza kararı verildiği, kadastroda tespiti yapılan taşınmazların orman niteliğini kaybetmiş olduğu iddiasıyla, taşınmazlara tek bir parsel numarası verilerek, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılması ve müvekkilinin 31/12/2011 tarihinden önce taşınmazların kullanıcısı ve üzerindeki muhdesatların sahibi olduğunun beyanlar hanesine şerh verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davanın husumet nedeni ile reddine, … ilçesi, … köyü 166 ada 2, 3, 4, 5, 6, 8, 9, 10, 11, 12, 15, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23 ve 24 parseller ile 167 ada 2, 3, 4 ve 5 sayılı parsellerin tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hükmün davacı tarafından temyizi üzerine Dairenin 07/04/2015 gün ve …/… E. – …/… K. sayılı ilâmıyla [“İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve davacanın aktif taraf sıfatı bulunmadığı, dava ehliyeti kamu düzenine ilişkin ve dava şartlarından olup (HMK m. 114/1 d-e, 115) yargılamanın her aşamasında re’sen gözetileceğine göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,”] karar verilmiştir.
Davacı karar düzeltme dilekçesinde; temyiz dilekçesinde söyledikleri gibi, çekişmeli taşınmazların 30 yılı aşkın bir zamandır kendi zilyetlik ve tasarruflarında olduğunu, adlarına kadastro tesbiti yapılan taşınmazlar ile taşınmazların hiçbir ilgi ve alakalarının olmadığını, halen taşınmazlar üzerinde kendi evinin olduğunu ve otuz yaşını aşkın meyve ağaçları bulunduğunu, dava açmakta hukukî yararı olduğunu, taşınmazlar hakkında daha önceden görülüp kesinleşen kesinleşmiş yargı kararları nedeniyle dava hakkının bulunmadığını düşünerek bu şekilde terditli dava açtığını, onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir. Ne var ki; eldeki dava çekişmeli taşınmazların orman olduğu ihtimaline dayanılarak terditli olarak kadastro tesbitine itiraz ve 2/B maddesi uygulamasına itiraza şeklinde açılmıştır. Ayrıca, davacı 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış olma ihtimaline karşı da eğer taşınmazların öncesinin orman olması nedeniyle nitelik yitirdiği kabul edilerek Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış ise, bu takdirde de zilyetlik şerhinin kendisi lehine verilmesi ve üzerindeki muhtesatın dahi adına yazılmasını istemiştir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde, 5304 sayılı Kanunun ile değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 12/03/2013 – 10/04/2013 tarihleri arasında ilân edilen orman kadastrosu ve 01/07/2013 – 30/07/2013 tarihleri arasında ilân edilen arazi kadastrosu vardır.
Çekişmeli taşınmazlar 5304 sayılı Kanunun ile değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 12/03/2013 – 10/04/2013 tarihleri arasında ilân edilen orman kadastrosunda orman kadastro sınırları dışında kabul edilerek senetsiz ve belgesizden davalı gerçek kişiler adına arsa, bahçe, tarla ve kagir ev nitelikleri ile kadastro tesbitleri yapılmıştır.
Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda delilleri toplanmak suretiyle keşif ve uygulama yapılarak bir karar verilmesi gerekirken tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda keşif ve uygulama yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmiştir. Eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak karar verilemez.
Kural olarak; bir yerde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu varsa, bir taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve hukukî durumu kesinleşen tahdit haritasının o yere çevresiyle birlikte uygulanması suretiyle çözümlenir. Kesinleşmiş tahdidin bulunmaması halinde ise hukukî sorun resmî belge ve verilere göre çözümlenir. 6831 sayılı Kanununun 1744, 2896, 3302 ve 3373 sayılı kanunlarla değişik 2. madde ve 2/B madde uygulaması nedeniyle bilim ve fen bakımından orman niteliğin yitiren yerler yasaların belirlediği (tapulu yerler) istisnalar dışında Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılırlar. Orman Kanununun 1744, 2896, 3302 ve 3373 sayılı kanunlarla değişik 2. madde ve 2/B madde uygulaması nedeniyle orman tahdit/kadastro sınırları dışına çıkarma yetkisi Orman Kadastro Komisyonlarına aittir. Tahdidin kesinleştiği yerlerde ve bir çalışma alanında Orman Kadastro Komisyonları tarafından 2. madde ve 2/B madde uygulaması çalışması yapılırken bir yerde eğer nitelik yitirmemesi nedeniyle orman tahdit/kadastro sınırları dışına çıkarma işlemi yapılmamışsa artık o yerde, gerçek ve tüzel kişilerin Orman Yönetimini ve komisyonları zorlayıcı biçimde taşınmazların nitelik yitirdiği gerekçesiyle orman kadastro sınırları dışına çıkartılması istemiyle dava açma hakları ve hukukî yaraları tabiki yoktur.
Yukarıda açıklandığı üzere, mahkemenin ret gerekçesinde ileri sürülen husus somut olayda söz konusu değildir. Çünkü, çekişmeli taşınmazların tesbit tutanaklarının edinme sebebi sütunlarında taşınmazların öncesinin orman olduğu ve nitelik yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve zilyet ve muhdesatlar konusunda şerh verildiğine ilişkin bir açıklama da yoktur.
Bu nedenle, mahkemece yapılacak iş: “Öncelikle, davanın kadastro tesbitine itiraz davası olarak ele alınarak, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda varsa zilyetlik devir ve satış senetleri, vergi kayıtları gibi yazılı delilleri ve zilyetlik tanıkları isim ve açık adresleri ve sair sözlü delilleri toplanmak suretiyle taşınmazlar başında yaşlı ve tarafsız yerel bilirkişi ve fen bilirkişi yardımıyla keşif ve uygulama yapılarak taşınmazların kimden kimlere kaldığı ve öncesinin kime ait olduğu, zilyetliğin kimden kime geçtiği ve halen kimde olduğu ve zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve zilyetlik süresi yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı şekilde sorulmalı somut ve maddi olaylara dayalı açıklattırılmalı ve oluşacak sonucuna göre karar verilmelidir.
Bundan ayrı olarak; taşınmazların öncesinde geçirdiği hukukî süreç davacının iddiası çerçevesinde dikkate alındığında taşınmazların öncesinin hukukî durumunun açıklanması bakımından dosyada esas ve karar numarası yazılı bulunan kesinleşmiş yargı kararlarının keşifte uygulanması sonucunda bu yargı kararlarının çekişmeli taşınmazlara veya taşınmazlara ait olduğunun anlaşılması, bu konuda … ve … …inin 3402 sayılı Kanunun 26/D maddesi bağlamında müdahil davası sıfatı ile usulüne uygun bir katılımları olması halinde ise çekişmeli taşınmazların öncesinin ve hukukî durumlarının en eski tarihli memleket haritası hava fotoğrafı ve amenajman planlarının yöntemine uygun olarak orman bilirkişi yardımıyla uygulanması suretiyle çözümlenmesi gerekir. Bu nedenle, yapılacak keşifte: Orman iddiası ile usulünce bir katılımın varlığı halinde ise, … ve … … … ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir harita mühendisi ve bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu yardımıyla yeniden yapılacak keşifte, 20 Kasım 2012 tarih ve 28473 nolu Resmî Gazetede yayımlanan 6831 sayılı Orman Kanununa göre Orman Kadastrosu ve 2/B maddesi Uygulanma Yönetmeliği uyarınca hazırlanan Orman Kadastro Teknik İzahnamesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 20 Kasım 2012 tarih ve 28473 nolu Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Sekizinci Bölümünde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazların orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı yönetmelik ile teknik izahnamede yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Davacının temyizleri kabul edilerek hükmün bu nedenlerle yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken dairece onanması maddi hata ve hukukî yanılgıdan kaynaklanmakta olup, maddi hata usûli kazanılmış hakların istisnasını teşkil edeceğinden karşı tarafa bir hak bahşetmez.
Bu nedenle; davacının anılan yönlere ilişkin karar düzeltme istemlerinin kabulü gerekmiştir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişinin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairenin 07/04/2015 gün ve …/… E. – …/… K. sayılı ONAMA KARARININ ORTADAN KALDIRILMASINA, yerel mahkemenin 07/05/2014 gün ve …/… E. …/… K. sayılı kararının açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 02/11/2015 günü oy birliği ile karar verildi.