Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/12015 E. 2015/19555 K. 03.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12015
KARAR NO : 2015/19555
KARAR TARİHİ : 03.12.2015

MAHKEMESİ : ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki sebepsiz zenginleşmeden doğan alacak davasının mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine ; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra , dosya içersindeki kağıtlar okunup , gereği düşünüldü :

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, tapuda murisleri adına ……… kayıtlı ev ve işyeri niteliğindeki taşınmazın kullanımında olduğunu, aleyhine açılan dava sonunda 4000,00 TL ecrimisilin tahsiline karar verildiğini, kararın henüz kesinleşmediğini, davalılar tarafından dava konusu edilen taşınmazla birlikte mirasçılar adına kayıtlı başka bir taşınmazın birlikte satılması ve paraya çevrilmesi amacıyla ortaklığın giderilmesi davanın açıldığını halen devam eden bu yargılamada şatışı istenen taşınmazlar hakkında yaptığı giderlerin tahsili için açacağı davanın beklenilmesine karar verildiğini, dava konusu edilen taşınmazda zorunlu ve faydalı giderler yaptığını ileri sürerek 3.799,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının taşınmazda halen oturduğunu bildirerek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece; dava her ne kadar alacak davası olarak açılmışsa da davanın açıldığı tarihte davacının davaya konu ev, işyeri ve depoyu fiilen kullanması nedeniyle zorunlu ve faydalı masrafların karşı taraftan talep edilemeyeceği, zorunlu ve faydalı masrafların taşınmaza kattığı değerin tam miktarı ortaklığın giderilmesi davası sonucunda taşınmazın satılması halinde satış tarihi itibariyle taşınmaz değeri ve faydalı ve zorunlu masrafların oranının gerçek satış bedelini oranlanması ile bulunabileceği ” çoğun içinde az da vardır” kuralı gereğince davacının talebinin yapılan zorunlu ve faydalı masrafların tespiti talebi olarak değerlendirilmesi kanaatine varılarak davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile, dava tarihi itibariyle dava konusu olan …….. kayıtlı ev, işyeri ve depo niteliğindeki taşınmaza davacı … tarafından 7.326,00.-TL faydalı masraf yapıldığının tespitine” karar verilmiş; sözkonusu karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, muristen kalan ve davacının kullanımında olan gayrimenkullere davacı tarafından yapıldığı iddia edilen faydalı ve zorunlu masrafların diğer mirasçılar olan davalılardan miras hisseleri oranında tahsili istemine ilişkindir .
Mahkemenin hükmüne esas aldığı bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere …….. kayıtlı ev, işyeri ve depo niteliğindeki taşınmaza davacı tarafından bahçe giriş kapısının arka balkon ve oda büyütme işi, bir adet PVC kapı ile ahşap kapı takılması, mutfak banyo onarımı, dış cephe boyası ve galvaniz çatı oluğu, depo demir doğrama kapısı, iki adet kepenk ile daire giriş kapısının ve 4 adet pencerenin ısıcam PVC doğrama olarak yenilenmesi, evin arka balkon sundurmasının yenilendiğini, elektrik tesisatı bakım ve güçlendirme tadilatı ile evin bir balkon sundurma işi ve giriş kapısı sundurması, depo ve ev giriş holünün seramik taban kaplaması imalatlarının yapıldığı tespit edilmiştir.
Muhtesat taşınmaz üzerine malikten başka bir kimseye veya paydaşlardan birine ait olan yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe gibi dikilen şeyleri ifade eder.
Davacının taşınmazı kullanılabilir hale gelmesi için faydalı ve zorunlu masraflar yaptığı belirlenmiş ise de yapılan bu iyileştirmeler muhtesat olarak değerlendirilemez. Bu nedenle de iyileştirici giderlerin davacı tarafından yapıldığının tespiti istemiyle dava açılamayacağı gibi, iyileştirmelerin davacı tarafından yapıldığının tespitine de karar verilemez.
Davacının taşınmaza yapmış olduğu iyileştirme giderlerini sebepsiz iktisap hükümleri uyarınca isteyebilmesi için, yaptığı giderlerin mal varlığından çıkmış ve davalının mal varlığına geçmiş olması başka bir deyişle dava konusu mecuru tahliye etmiş olması gerekir.
Davacının tadilatlar yaptığı meskeni dava tarihi itibariyle kullandığı, taşınmazın henüz satılmadığı anlaşıldığına göre, dava tarihi itibariyle henüz dava hakkı doğmadığı gibi dava açıldıktan sonra da davacının zilyetliğinin devam ettiği anlaşıldığına göre, bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gibi tespitine karar verilen iyileştirmelerin eda davasında tartışılıp değerlendirileceğinin kabulü gerekir.
Mahkemece aksi yazılı düşüncelerle yazılı şekilde iyileştirmelerin de, davacı tarafından yapıldığının tespitine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazları incelenmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.