YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/107
KARAR NO : 2015/4860
KARAR TARİHİ : 24.02.2015
MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Takibin taliki veya iptali
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan ilamlı takipte borçlu vekili İcra Mahkemesi’ne başvurusunda, daha önceden başlatılan takipte dosya borcunun ödenerek dosyanın infazen kapatıldığını, eksik hesaplanan faiz alacağı için yeni bir takip başlatılmasının mükerrer takip oluşturduğunu takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece dayanak ilamın daha önceden takibe konulduğu, ilamın faiz hesabı eksik yapıldığı için ikinci kez ayrı bir takip yapılmasının mükerrer takip olduğu gerekçesiyle takibin iptaline karar verilmesi üzerine; hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Faiz alacağına mahkeme ilamında hükmedildiği durumda, Borçlar Kanunu’nun 113/2. maddesi uyarınca-halin icabından anlaşılan durum gereği-bu alacaktan açıkça feragat edilmediği sürece hukuki varlığını koruyacağından, alacaklı fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmasa bile zamanaşımı süresinin dolmasına kadar ilamda yazılı eksik kalan faiz alacağını her zaman talep edebilir. Bunun talep edilmesi mükerrer takip oluşturmaz.
6100 sayılı HMK’nun 30. Maddesinde “Hakim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” şeklinde usul ekonomisi ilkesi hüküm altına alınmıştır.
Borçlunun aynı ilamdan kaynaklı bakiye faiz alacağını harcını yatırarak aynı dosya üzerinden yaptığı ek takip talepnamesi ile istemesi ve buna uygun olarak borçluya icra emri tebliğ edilmesi gerekirken bakiye faiz alacağının tahsili için ayrı bir takip başlatılması doğru değil ise de sonuçta şikayet kabul edilerek takibin iptaline karar verildiğinden sonucu itibariyle doğru olan mahkeme kararın onanması gerekmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre borçluların yerinde bulunmayan temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının İİK’nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.