YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/24971
KARAR NO : 2016/1561
KARAR TARİHİ : 20.01.2016
MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi …. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine karşı borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvurusunda, takibe konu senedin teminat senedi olduğunu belirterek borca itiraz ettiği, mahkemece istemin kabulü ile alacaklı aleyhine tazminata hükmedildiği anlaşılmıştır.
İİK’nun 170/a maddesi gereğince icra mahkemesi, müddetinde yapılan şikayet veya itiraz dolayısıyla, usulü dairesinde kendisine intikal eden işlerde takibin müstenidi olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını re’sen nazara alarak bu fasla göre yapılan takibi iptal edebilir. Buna göre borçlunun İİK’nun 168. maddesinde yazılı yasal 5 günlük sürede borca yada imzaya itiraz etmesi veya zamanaşımı itirazında bulunması durumunda, takip konusu belgenin kambiyo senedi vasfını haiz olmadığının ve dolayısıyla alacaklının kambiyo senetlerine özgü yol ile takip hakkının bulunmadığının tespit edilmesi halinde, diğer itiraz nedenleri incelenmeksizin İİK’nun 170/a maddesi uyarınca re’sen takibin iptaline karar verilmesi gerekir.
Somut olayda, takip dayanağı bononun ön yüzünde ”bu senet … Bankası 10.000 kredi ödenmediği takdirde tahsilata girecek” ibaresinin yer aldığı, bu haliyle senedin kayıtsız şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadini içermediği, dolayısıyla TTK’nun 776/1-b ve 777/1. maddeleri gereğince kambiyo senedi niteliğini haiz olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, İİK’nun 170/a maddesi gereği bu durumu resen nazara alarak, takibin borçlu yönünden iptaline karar verilmesi gerekir. Ancak, İİK’nun 170/a maddesinde tazminata ilişkin bir düzenleme yer almadığından alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile … İcra Hukuk Mahkemesi’nin 12.06.2015 tarih ve 2015/…. K. sayılı kararının hüküm bölümünün (2) nolu bendinin silinerek karar metninden çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK.nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.01.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
ZA