Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2013/13159 E. 2015/26265 K. 12.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13159
KARAR NO : 2015/26265
KARAR TARİHİ : 12.05.2015

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

I-Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararının incelenmesinde;
6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca, sanık hakkında mahkemece doğrudan hükmedilen 500,00 TL adli para cezasına dair hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan sanık müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararına gelince;
Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak:
1- Sanığın katılan adına yedi adet bono düzenlediğini bildirmesi ve dava dosyasında üç adet bono bulunduğunun anlaşılması, UYAP sisteminden yapılan kontrolde, sanık hakkında … Asliye Ceza Mahkemeleri’nde yargılamalar yapıldığının tespit edilmesi karşısında, zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi açısından; sanık hakkında ilgili dava dosyaları getirtilip incelenerek mümkünse birleştirilmesi, aksi halde bu davayı ilgilendiren kısımlarının onaylı örnekleri dosya içerisine konulup, sanığın eylemlerinin zincirleme suç niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
2- 5271 sayılı CMK’nun 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5. maddesi uyarınca 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, sanığın kabul etmesi ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen
giderilmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada, sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçu neticesinde meydana gelen somut zararın nelerden ibaret olduğu da karar yerinde tartışılıp gösterilmeden, suç tarihi itibarıyla engel sabıkası da bulunmayan sanığın hukuksal durumunun belirtilen yasal ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine “zararın karşılanmadığından bahisle” yazılı şekilde dosya kapsamına uymayan yetersiz gerekçeyle sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- Adli emanette kayıtlı bonoların akıbeti hakkında herhangi bir karar verilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.