Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2014/15035 E. 2015/22969 K. 02.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/15035
KARAR NO : 2015/22969
KARAR TARİHİ : 02.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : Dolandırıcılık suçundan beraat, resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet

A-Katılan vekilinin “dolandırıcılık” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
B-Katılan vekili ve sanığın “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekili ve sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
1- 5237 sayılı TCK’nun 168. maddesinde düzenlen etkin pişmanlık hükümlerinin yalnızca “hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs ve taksirli iflâs” suçlarına ilişkin olarak uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçu yönünden “kısmi ödeme yapıldığı” gerekçesi ile anılan madde uygulanarak eksik ceza tayin edilmesi,
2- 5237 sayılı TCK’nun 51/2. maddesi gereğince, cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir ise de, somut olayda suça konu senede ilişkin borç miktarının 3.500 TL olduğu ve katılan vekilinin 21.03.2013 tarihli celsedeki beyanına göre anılan miktarın sanık tarafından kendilerine ödendiğinin belirtilmesi karşısında yasal koşulları oluşmadığı halde cezanın ertelenmesinin “ödeme” koşuluna bağlanması,
3- Sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinde sayılan nesnel (objektif) ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, sanığın adli sicil kaydındaki ilamın taksirli suça ilişkin olduğu, dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nun 231/6-a maddesinde gösterilen, “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel (objektif) koşulunun bulunduğu, aynı Yasanın 231/6-c maddesinde gösterilen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel (objektif) koşullardan bir diğeri olan suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinde esas alınacak zararın, kanaat getirici basit bir araştırmayla belirlenecek maddi zarar olduğu, manevi zararın bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, somut olayda sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı doğrudan herhangi bir zarar doğmadığı gibi suça konu bonoya ilişkin alacak miktarının 3.500 TL olduğu ve katılan vekilinin 21.03.2013 tarihli celsedeki beyanına göre anılan miktarın sanık tarafından kendilerine ödendiği gözetilerek, sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları” göz önünde bulundurularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “katılanın zararını gidermediği” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4- 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, anılan fıkrada sayılan diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması,
5-Adli emanete kayıtlı olan suça konu belgenin akıbeti hakkında bir karar verilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan vekili ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.03.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.