Danıştay Kararı 7. Daire 2020/946 E. 2021/4830 K. 15.11.2021 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2020/946 E.  ,  2021/4830 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/946
Karar No : 2021/4830

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Uluslararası Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi
… Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem:16/07/2018 tarihinde Türkiye’ye giriş yapmak üzere Kapıkule Gümrük sahasına gelen, … tarih ve … sayılı transit refakat belgesi muhteviyatı eşyayı taşıyan … /… plakalı tır araçlarında beyan harici eşya bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle, taşıyıcı konumundaki davacı şirket adına 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin 5. fıkrası uyarınca gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarında karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K: … sayılı kararıyla, olayda, Türkiye üzerinden transit olarak Irak’a gitmek üzere 16/07/2018 tarihinde Kapıkule Gümrük Müdürlüğü sahasına gelen ve … /… plakalı tır aracı içerisinde taşınan TIR Karnesi muhteviyatı eşyanın, fiziki muayenesinde, 36 kalemde 1655 adet beyan harici eşya olduğunun tespit edildiği görülmüş olup, söz konusu beyan harici eşya sebebiyle nakliyeci firma olan davacı hakkında 4458 sayılı Kanun’un 235. maddesi uyarınca para cezası kararının alınması gerekmekle birlikte, eşyanın gümrüklenmiş değerinin, ithal edilen eşyanın kıymetinin ilk sırada yer alan satış bedeli yöntemi terkedilerek Türkiye’deki mevcut veriler esas alınmak suretiyle belirlendiği, dolayısıyla satış bedeli yönteminin terk nedenlerinin objektif tespit ve delillerle ortaya konulamadığı, bu durumda davacı adına karara bağlanan para cezasında ve bu cezaya vaki itirazın reddine dair işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Eşyanın gümrük kıymetine ilişkin esasların 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve Gümrük Yönetmeliğinde düzenlendiği, gümrük idaresince de bu esaslar göz önüne alınarak kıymetin belirlendiği, beyan harici eşyanın gümrüklenmiş değerinin, eşyanın faturalarının bulunmaması nedeniyle Türkiye’de mevcut veriler esas alınarak hesaplandığı, bu nedenle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘NİN DÜŞÜNCESİ : Olayda, transit refakat belgesi kapsamındaki eşyanın ”belirgin bir şekilde farklı eşya” olarak beyan edilmesi değil, TIR karnesi muhteviyatında yer almayan fazladan tespiti yapılan eşyanın mevcudiyetinin söz konusu olduğu, bu bakımdan, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin 5. fıkrasının uygulanma imkanı bulunmadığından, dava konusu işlemi iptal eden mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kararda sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
06/07/2018 tarihinde Türkiye’ye giriş yapmak üzere Kapıkule Gümrük sahasına gelen, davacıya ait … tarih ve … sayılı transit refakat belgesi muhteviyatı eşyayı taşıyan tır araçlarında beyan harici eşya bulunduğunun tespit edilmesi nedeniyle, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin 5. fıkrası uyarınca gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarında karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 3. maddesinin 16. fıkrasında; gümrük beyanının eşyanın bir gümrük rejimine tabi tutulması talebinde bulunulmasını ifade edeceği, 17. fıkrasında; beyan sahibinin gümrük beyanında bulunan kişi olduğu, 20. maddesinin (a) bendinde; gümrük beyanında bulunan kişinin rejim hak sahibi olduğu, (b) bendinde ise; transit rejiminde rejim hak sahibine “asıl sorumlu” denileceği, 235. maddesinin 5. fıkrasında; Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen ve transit rejim beyanında bulunulan serbest dolaşımda olmayan eşyanın, beyan edilenden belirgin bir şekilde farklı cinste eşya olduğunun tespiti halinde, farklı çıkan eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası alınacağı hükme bağlanmıştır.
Gümrük Yönetmeliği’nin ”belirgin bir şekilde farklı cinste eşya”yı tanımlayan olay tarihindeki yürürlükteki şekliyle 243. maddesinde ise; Türkiye Gümrük Bölgesine getirilerek transit rejimine konu edilen serbest dolaşımda olmayan eşyanın giriş gümrük idaresinde yapılan kontrolü neticesinde, beyan edilenden açıkça farklı olduğu tahlil, teknik inceleme ve araştırmaya gerek olmaksızın kolayca anlaşılabilen ve gümrük vergileri ve/veya ticaret politikası önlemleri açısından farklılık oluşturan eşyanın, belirgin bir şekilde farklı cinste eşya olarak kabul edileceği, Kanun’un 235. maddesinin 5. fıkrası uyarınca idari para cezası uygulanmasını müteakip eşyanın sevkine izin verileceği belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, 4458 sayılı Kanun’un 235. maddesinin 5. fıkrası uyarınca ceza kesilebilmesi için transit rejim beyanında bulunulan serbest dolaşımda olmayan eşyanın, beyan edilenden belirgin bir şekilde farklı cinste eşya olması; bir eşyanın belirgin bir şekilde farklı cinste eşya olduğunun kabul edilebilmesi için de giriş gümrük idaresinde yapılan kontrolü neticesinde, beyan edilenden açıkça farklı olduğunun tahlil, teknik inceleme ve araştırmaya gerek olmaksızın kolayca anlaşılabilmesi ve gümrük vergileri veya ticaret önlemleri açısından farklılık oluşturması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Olayda ise, transit beyannamesi kapsamında belirgin bir şekilde farklı eşya beyan edilmesi değil, tır karnesi muhteviyatında yer almayan fazladan tespiti yapılan eşyanın mevcudiyeti söz konusudur.
Bu bakımdan, anılan maddenin olayda uygulanma imkanı bulunmadığından, belirtilen hüküm dayanak alınmak suretiyle karara bağlanan para cezasında ve bu cezaya vaki itirazın reddine dair işlemde hukuka uyarlık görülmediğinden, yukarıda yer verilen gerekçe ile dava konusu işlemi iptal eden mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddinde sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.… Bölge İdare Mahkemesi
… Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/11/2021 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X)- KARŞI OY:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle yerinde olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği oyu ile, Daire kararına katılmıyorum.

(XX)- KARŞI OY:
4458 sayılı Kanun’un 235. maddesinin 5.fıkrasında gümrük antrepolarındaki eşyanın, antrepo beyannamesinde beyan edilenden belirgin bir şekilde farklı cinste eşya olduğunun tespiti halinde, bu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verileceği, Gümrük Yönetmeliği’nin olay tarihindeki yürürlükteki şekliyle 243. maddesinde de, Türkiye Gümrük Bölgesine getirilerek transit rejimine konu edilen serbest dolaşımda olmayan eşyanın giriş gümrük idaresinde yapılan kontrolü neticesinde, beyan edilenden açıkça farklı olduğu tahlil, teknik inceleme ve araştırmaya gerek olmaksızın kolayca anlaşılabilen ve gümrük vergileri ve/veya ticaret politikası önlemleri açısından farklılık oluşturan eşyanın belirgin bir şekilde farklı cinste eşya olarak kabul edileceği düzenlenmiştir. İdarece yapılan fiziki muayene sonrası 1655 adet elektrikli ev aleti (fırın, buzdolabı, mikser vb.) eşyanın beyan edilmediği tespiti yapılmıştır. Bu husus hakkında tartışma da bulunmamaktadır. Tır karnesinde beyan edilen eşya ile tespit edilen eşyanın aynı olması gerektiği izahtan vareste olup, beyanda hiç yer almayan farklı cinste eşyaların beyan edilen sayısından fazla eşya olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Aksi düşünce beyan edilenin haricinde farklı birçok eşyanın serbest dolaşıma girmesi sağlanmış olmakla cezasız kalacaktır.
Bu sebeple, temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşü ile Daire kararına katılmıyorum.