Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2015/10746 E. 2015/11282 K. 08.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10746
KARAR NO : 2015/11282
KARAR TARİHİ : 08.06.2015

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, davacıya bağlanan ölüm aylığının 5510 sayılı Kanun hükümleri gereğince kesilmesi yönündeki davalı SGK Başkanlığı işleminin iptali ile aylığın, kesilme tarihi itibari ile yeniden bağlanması gerektiğinin ve davacının Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi
Mahkemece verilen ilk karar, Dairemizin, 10.03.2014 günlü 2014/4491E. ve 2014/5140K. Sayılı ilamı ile davacı ile eski eşi hakkında ayrıntılı şekilde araştırma yapılması hususunda bozulmuş ve mahkemece bozmaya uyulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).
Eldeki davada; mahkemece, davacının iddia ettiği dönemler bakımından ilk Bozmamızda açıklanan hususların tam olarak yerine getirildiğinden bahsedilemez. Mahkemece, bozma kapsamında davacı ile eski eşinin medula sistemi üzerinde görünen tüm adreslerinin usulünce araştırılmadığı, su ve elektirk fatura ve aboneliklerinin kimin üzerine olduğunun araştırılmadığı, davacı hakkında kuruma yapılan ihbar ve kurumca tutulan raporda dinlenen komşu tanık beyanları ile bina yöneticisinin mahkemece dinlenen beyanları arasında oluşan çelişkilerin soyut iddialar dışında somut delillerle giderilmediği anlaşılmaktadır.

O halde, mahkemece, ilk bozma kararı çerçevesinde birlikte yaşamaya dair soyut beyanlarla yetinilmeyerek, somut delillere dayalı olarak araştırma yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları nazara alınmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.