Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2014/13349 E. 2015/23226 K. 09.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/13349
KARAR NO : 2015/23226
KARAR TARİHİ : 09.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre üst ve o yer Cumhuriyet savcıları ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1–Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.04.2014 gün, 2013/11-397 Esas, 2014/202 sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nun “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği de gözetilerek açıklanan ilkeler doğrultusunda;sanığın suça konu 5 adet muayene işlemini farklı tarihlerde yaptırdığına ilişkin kanıtların nelerden ibaret olduğu tartışılarak, muayenelerin farklı tarihlerde yapıldıklarının tespiti halinde, her muayene işlemi arasında geçen süre de nazara alınarak; eylemlerin 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesinde belirtilen bir suç işleme kararının icrası kapsamında kısa zaman aralıkları içerisinde birkaç kez ihlal etmek suretiyle işlenmesi halinde zincirleme tek suç, yenilenen kasıtlarla birbirinden bağımsız olarak gerçekleştirilen eylemler yönünden ise ayrı suçtan ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2 – Kabule göre de; 5271 sayılı CMK’nun 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5. maddesi uyarınca 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçu neticesinde meydana gelen somut bir zarar bulunmadığı ve kanaat oluşması nedeniyle cezasının ertelendiği de gözetilip, sabıkası bulunmayan sanığın hukuksal durumunun belirtilen yasal ölçütlere göre değerlendirilerek hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden, “hakkında benzer suçlardan yargılandığı” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, üst ve o yer Cumhuriyet savcıları ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.03.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.