Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/35691 E. 2015/2600 K. 24.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/35691
KARAR NO : 2015/2600
KARAR TARİHİ : 24.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
12-15-yaş grubunda olan sanık hakkında, yaş küçüklüğü nedeniyle ceza indirimi maddesi olarak TCK’nın 31/2’üncü maddesi yerine TCK’nın 31/3’nci maddesi ile uygulama yapılmış ise de; ceza indirim oranının doğru şekilde belirlenmiş olması karşısında, mahallinde düzeltilebilmesi mümkün maddi hata niteliğinde görülmüş olup bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5271 Sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanığın talimat yoluyla … Asliye Ceza Mahkemesince alınan savunmasında, mahkemece zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden ifadesi alınarak mahkumiyet kararı verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2-Suç tarihi itibariyle suça sürüklenen çocuğa atılı suçların ÇKK’nın 24. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, müştekinin 12.04.2007 tarihinde alınan ifadesinde herhangi bir zararının bulunmadığını, şikayetçi olmadığını beyan ederek uzlaşmayı kabul etmesi ve suça sürüklenen çocuğun da uzlaşmayı kabul ettiğinin anlaşılması karşısında 5395 sayılı ÇKK’nın 24. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddeleri gereğince düşme kararı verilmesi gerekirken, müştekinin uzlaşmak istemediğinden bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporunun aldırılmaması,
4-Suçu işlediği tarihte 18 yaşından küçük olan ve hapis cezasına mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında hükmedilen kısa süreli özgürlüğü bağlayıcı cezaların 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi gereğince adli para cezasına veya maddede yazılı diğer seçenek ve yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
5-Gerekçeli karar başlığında mağdurun isminin ve kimlik bilgileri ile suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/2-b-d maddesine aykırı davranılması,
6-6352 sayılı Yasanın 100. maddesi ile CMK’nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, suça sürüklenen çocuğa yüklenen yargılama giderinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması sebebiyle suça sürüklenen çocuğa yüklenemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 24.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.