Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/4244 E. , 2021/5730 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4244
Karar No : 2021/5730
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Emniyet amiri olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 55/19. maddesi uyarınca resen emekliye sevk edilmesine ilişkin 25/05/2018 tarih ve 2018/1 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:…, sayılı kararla; 3201 sayılı Kanun’un amacının, emniyet hizmetlerinin hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için, her bir rütbede ihtiyaç duyulan emniyet amirlerinin kadrolarının sayılarının belirlenmesi ve sayıları Kanunla belirlenen bu kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu, kadroların sayılarının Kanunla belirlenmesi ve kadroların aşılamayacak olması, öte yandan, mevcut polis amiri sayısının da kadro sayısından fazla olması nedeniyle, zorunlu olarak bazı polis amirlerinin resen emekli edilmelerinin öngörüldüğü, hak kaybına uğramamaları için de özlük ve parasal haklarının korunduğu, söz konusu yasal zorunluluk nedeniyle re’sen emeklilik işlemi yapılmasında idareye takdir yetkisinin verilmediği; bu durumda, Kanun hükmü gereği mevcut polis amiri sayısını sınırlı sayıdaki kadro sayısına çekmek amacı dahilinde davalı idareye tanınan yasal koşullar nedeniyle bulunduğu rütbedeki süresini tamamlayan ve bir üst rütbeye de terfi edemeyen davacının re’sen emekli edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davacının yoksun kalınan maddi haklarının yasal faizi ile iadesi ve özlük haklarının tahsili talebinin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; davacı hakkında 2018 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu’nda verilen terfi etmez kararının iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen …. İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, istinaf incelemesinde … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:.., K:… sayılı kesin kararıyla kaldırılarak “…Emniyet Amirliği rütbesinde zorunlu çalışma süresini tamamlayan ve 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi incelemesine tabi tutulan personelin yer aldığı, dava dosyası içerisindeki liste incelendiğinde; hakkında adli veya idari soruşturma bulunmayan davacıya göre daha düşük performans puanına, yazılı sınav/sözlü sınav/ kurs sınav notuna sahip olduğu görülen ve disiplin cezası aldığı anlaşılan birden fazla personel üst rütbeye terfi ettirilirken, davacının terfi ettirilmemesine ilişkin dava konusu işlemde, eşit ve objektif değerlendirme ilkeleri bakımından hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptal edildiği; bu durumda, emniyet amiri olan davacı hakkında verilen terfi etmez kararının yargı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle re’sen emekliye sevk işleminin dayanağı kalmadığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, Anayasa’nın 125. maddesinde idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlandığından; hukuka aykırı olduğu tespit edilen dava konusu işlem nedeniyle davacının uğramış olduğu zararın davalı idarece tazmininin gerektiği gerekçesiyle, istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ve davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen gerekçesi düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
Temyize konu kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının incelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Uyuşmazlık konusu olayda, dava konusu işlem 3201 sayılı Kanun’un 55. maddesinin 19. fıkrası uyarınca tesis edilmiştir.
Her ne kadar temyize konu kararın istem kısmında sehven 20. fıkra yazılmış ise de, 19. fıkraya göre değerlendirme yapılarak karar verilmiştir.
Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu kararın “davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine” ilişkin kısmına gelince:
Davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklara uygulanacak “yasal faizin başlangıç tarihi”nin, dava açma tarihi olan 31/08/2018 tarihi esas alınarak, bu tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte idarece davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken; söz konusu parasal hakların; “hak ediş tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine” şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, Bölge İdare Mahkemesi kararının, “Dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların, dava açma tarihi olan 31/08/2018 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine” şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf isteminin kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ve işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının tahakkuk tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklara işletilecek yasal faize ilişkin kısmının, “Dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların, dava açma tarihi olan 31/08/2018 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine” şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …. İdare Mahkemesine gönderilmesine, 15/11/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.