Danıştay Kararı 12. Daire 2021/6266 E. 2021/5704 K. 15.11.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/6266 E.  ,  2021/5704 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6266
Karar No : 2021/5704

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının; İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin bölümünün temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı Balıkesir Bakım, Mühimmat Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığı’nda uzman erbaş olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle 29/11/2019 tarihinde sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemin iptaline ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının 29/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; uyuşmazlıkta, Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı Balıkesir Bakım, Mühimmat Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığında uzman erbaş sözleşmesi imzalayarak temel askerlik eğitimine devam etmekte olan davacının, hakkındaki güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğu gerekçesiyle eğitiminin sonlandırıldığı, güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak değerlendirilmesinin ise istihbari nitelikteki bilgi notuna dayandırıldığı, istihbari nitelikteki bilgi notuna ilişkin olarak, gerek yapılan ara kararlar neticesinin, gerekse davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ilgili tüm bilgi ve belgelerin tetkikinden; askeri okulda eğitim görmekte olan davacının abisinin, 669 sayılı KHK ile askeri okulların kapatılması akabinde, yine bu KHK’nın 105. maddesinde düzenlenen hüküm gereği, okulundan ilişiği kesilerek durumuna uygun başka bir okula nakledilerek öğrenimine devam ettiği ve mezun olarak göreve başladığı, bu nedenle dava konusu işleme dayanak olarak alınan bilgi notunun, davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasını gerektirecek nitelikte olmadığının anlaşıldığı, davacının abisinin askeri okullardan ilişiği kesilen şahıslardan olduğu yönündeki istihbari bilgi notunun idarece hatalı değerlendirilmesi sonucu dava konusu işlemin tesis edildiği, bunun dışında davacının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanmasına neden olabilecek başkaca bir somut bilgiye yer verilmediği, ayrıca davacının adli sicil arşiv kaydının da bulunmadığının görüldüğü, bu durumda; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelere göre, hakkında hukuken geçerli kabul edilebilecek herhangi bir olumsuz tespit bulunduğundan söz edilemeyecek olan davacının, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, Mahkeme kararı ile hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 11/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ve dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının, davanın açıldığı 11/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; uyuşmazlıkta, her ne kadar davacı hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması mümkün ise de, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanunun 1 inci maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesinin kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete’de yayımlanarak 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından; Anayasa’nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştay’ın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa’nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasaya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı; öte yandan, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararı ilgililer hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılamayacağı yönünde olmayıp, aksine, kararda; kamu görevinde çalıştırılacak kişiler hakkında, Anayasanın 129. maddesi uyarınca kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini teminen güvenlik soruşturması yapılması yönünde düzenlemeler getirilmesinin kanun koyucunun takdir yetkisinde olduğu hususunun açıkça belirtildiği; nitekim, Anayasa Mahkemesi’nin söz konusu iptal kararının akabinde, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu kabul edilerek, 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandığı ve yayımı tarihinde yürürlüğe girdiği, bu Kanun’un 13. maddesinin 8. fıkrası ile 4045 sayılı Kanun’un yürürlükten kaldırıldığı ve 14. maddesi ile 4045 sayılı Kanun’a yapılan atıfların bu Kanun’a yapılmış sayılacağı düzenlemesine yer verilmiş olduğu hususları gözetildiğinde; davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, iptal kararının uygulanması aşamasında ya da göreve başlatıldıktan sonra davalı idarece davacının durumunun yeniden değerlendirileceğinde kuşkuya yer bulunmadığı; bu itibarla, işbu kararın tek başına davacının hiçbir işleme gerek olmadan doğrudan kamu görevine atanması sonucunu doğurmayacağı; yeni yapılan yasal düzenleme olan 7315 sayılı Kanun hükümlerinde öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara göre davacının durumu hakkında davalı idarece yeniden bir değerlendirme yapılacağı açık olup, bu aşamada davacının dava konusu işlem nedeniyle oluşan zararının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi hakkında karar verilmesine imkan bulunmadığından, İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde görülmemekle birlikte sonucu itibarıyla yerinde görüldüğünden, ”dava konusu işlemin iptaline” ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine, “…dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının davanın açıldığı 11/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine…” ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun ise kabulü ile kararın anılan kısmının kaldırılmasına, tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği gereğince, görevli kurumlar tarafından gönderilen bilginin kullanılması esnasında, idarenin gelen bilginin gerçekliği veya bir yargı kararı ile sabit olup olmadığı konularında inceleme yapma sorumluluğu bulunmadığı, TSK bünyesindeki personelin hassas ölçülerle değerlendirilmesinin başlı başına önemli bir güvenlik olduğu, TSK’nın temin edeceği kısıtlı kadrolar için başvuruda bulunan binlerce aday içerisinden takdir hakkını en uygun adaydan yana kullandığı ve personeli bu hassasiyetle değerlendirdiği, Anayasa Mahkemesince 4045 sayılı Kanun’un 1. maddesinin 2. fıkrası hakkında iptal kararı verilmiş ise de idari işlemin, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan yasa hükümleri esas alınarak tesis edildiği göz önüne alındığında, bu durumun kamu düzenini derinden etkileyeceği ve hukuki istikrarı sarsacağı, milli güvenliği ve devletin devamlılığını sağlamak için kamu hizmetini yürütmekle görevli olan idarenin, bu hizmetin en iyi şekilde yürütülmesi için birtakım tedbirler alması gerektiği, bu tedbirler alınırken de 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan olaylardan sonra daha dikkatli ve daha titiz davranılmasının doğal olduğu, zira ülkenin güvenliği ve savunulmasından sorumlu olan Türk Silahlı Kuvvetlerine alınacak personelin güvenilirliğinin her türlü şüpheden uzak olarak ortaya konulmasının ayrıca önem arz ettiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının, istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın; … İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine dair bölümünün ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 15/11/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.