Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2015/13687 E. 2015/13170 K. 08.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13687
KARAR NO : 2015/13170
KARAR TARİHİ : 08.09.2015

KANUN YARARINA BOZMA

Hırsızlık suçundan sanık …’nun, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h ve 62. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2015 tarih ve 2014/549 esas, 2015/77 karar sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 08.06.2015 gün ve 94660652–105–16–5328–2015– 11704/37819 sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 29.06.2015 gün ve 2015/226058 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre; sanık …’nun … ilinde bulunan… Mağazasında teknik servis personeli olarak çalışmakta olduğu, 2014 yılı Eylül ayında mağaza yönetiminin yaptığı sayım esnasında mağazada bulunan cep telefonlarından 7 adedinin eksik olduğunun tespit edildiği ve bu telefonları adı geçen sanığın mağaza içinden alarak sahiplendiği iddiası ile şikayette bulunulduğu, yapılan yargılama sonucunda da sanığın bina içinden hırsızlık suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmışsa da, sanığın savunmalarında eksik olan telefonlardan sadece 4 tanesini kendisinin almış olduğunu kabul ettiği ve eylemi maddi sıkıntıları yüzünden gerçekleştirdiğini, telefonları satarak paraya çevirdiğini beyan ettiği, sanık hakkındaki iddianamenin de, marka ve model belirlenmemekle birlikte 4 adet telefona ilişkin olarak düzenlenmiş olduğu, bununla birlikte mahkumiyet kararında sanığın mağazadan aldığı iddia edilen telefonlara ilişkin sayı, marka, model veya nitelik bakımından her hangi bir belirleme yapılmadan, sadece gerekçe kısmında ‘‘mağazanın içinden cep telefonlarını alıp sattığı” şeklinde ifadeye yer verilerek hırsızlık suçundan hüküm kurulmuş olduğu, ancak 16.09.2014 tarihli olay tutanağında sanığın mağazadan almış olduğu telefonların “teknik servise iadesi yapılan” telefonlar olduğuna dair tespite yer verildiği cihetle, sanığın eyleminin hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hırsızlık suçundan hüküm kurulmasında, ayrıca müşteki tarafından teslim edilen güvenlik kamerası görüntülerinde yer alan 20.08.2014 tarihi suç tarihi kabul edilerek 5237 sayılı TCK’nın 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 142/2-h maddesi gereğince cezalandırılması yoluna gidilmişse de, sanığın savunmalarında ve dosya kapsamındaki tutanaklarda da sanığın cep telefonlarını almış olduğu tarihlerin yer almadığı, “değişik tarihlerde” almış olduğuna dair ifadeler bulunduğu cihetle, suç tarihinin tam olarak belirlenemediği gözetilmeden, sanık aleyhine kabul ile hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden, anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden kabulü ile, suça konu dört adet cep telefonunun kim adına fatura edildiğinin, hangi tarihte kullanılmaya başlandıklarının, 18.08.2014 tarihinde saat 10.15’e ait olduğu anlaşılan fotoğraf çıktısının olay yeri güvenlik kamera görüntüsü olup olmadığının, “reyondan telefonları alıyor” şeklinde el yazısı ile not düşülmüş bu fotoğraftaki
şahsın sanık olup olmadığının, teknik servise teslim edilen telefonlara ait belgelerden suça konu telefonların teknik servise reyondan tamir ve bakım için getirilen ya da müşteri tarafından teknik servise iadesi yapılan telefonlardan olup olmadıklarının araştırılıp sonucuna göre, suç tarihi ile suçun vasfının belirlenmesi ve sanığın hukuki durumunun buna göre tayini gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm verildiğinden, hırsızlık suçundan sanık … hakkında verilen …. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2015 tarih ve 2014/549 esas, 2015/77 karar sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, 08.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.