YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6019
KARAR NO : 2015/8892
KARAR TARİHİ : 01.07.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 22/01/2015 gün ve 2014/4498-2015/739 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız fiil nedeniyle kişilik haklarının ihlalinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; davacının temyiz istemi üzerine, Dairemizin 22/01/2015 gün ve 2014/4498 esas 2015/739 karar sayılı ilamı ile uygun bir miktar manevi tazminat verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Davalı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Davacı, resmi nikahlı eşinin davalı ile kendisini aldattığını, davalının kendisi ile evli olduğunu bildiği halde eşi ile ilişkiye girmesi eyleminin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunu iddia ederek uğradığı manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı ise, davacının eşi ile eskiden beri tanıştıklarını, 2012 yılının ikinci yarısında eski arkadaşlarının vesilesi ile görüşmeye başladıklarını, bu sırada davacı ile eşi arasında boşanma davasının görüldüğünü, davacı ile eşi arasında evlilik birliğinin fiilen sona erdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizin 22/01/2015 gün ve 2014/4498 esas 2015/739 karar sayılı ilamı ile; dinlenen tanıkların beyanları ve ayrıca davacı tarafından dosyaya ibraz edilen CD’nin çözümlemesine göre davalı ile davacının eşi arasında geçen samimi konuşmalar gözönüne alındığında, davalının evli olduğunu bildiği halde davacının eşi ile ilişki yaşadığı, davacıya karşı sadakat yükümlülüğü bulunan eşin eylemine davalının bilerek iştirak ederek davacının zarar görmesine neden olduğu gerekçesiyle davacı yararına uygun bir tutarda bir manevi tazminat ödetilmesi gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş ise de;
TMK’nun evlenmeyle eşlere yüklediği ödevler arasında bulunan sadakat yükümlülüğünün (TMK.m 185/III) ihlali, diğer eş için boşanma nedeni olmakla beraber aynı zamanda istek halinde TMK.nun 174/II. maddesi uyarınca manevi tazminat da talep edebileceği kuşkusuzdur. TMK.nundaki sadakat yükümlülüğü eşin evlenme ile kurulan aile birliğinin tarafı olması sıfatından kaynaklanmaktadır. Zira eş, kendi iradesi ile bu birliğin tarafı olmayı kabul etmiş ve yasanın kendisine yüklediği hak ve yükümlülükler altına girmiştir.
Davacının eşi ile birlikte olan davalının eylemi, doğrudan davacının bedensel veya ruhsal bütünlüğüne yönelik hukuka aykırı bir fiil olarak kabul edilemez. TMK.nunda sadakat yükümlülüğünü ihlal eden eşin eylemini birlikte gerçekleştirdiği kişiler yönünden herhangi bir düzenleme getirilmemiştir. Davalının eylemi nedeniyle BK.’nun müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerinin de uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Zira sözkonusu yasanın 50. maddesinde haksız fiil nedeniyle müteselsilen sorumluluğuna gidilebilecekler gösterilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal duruma göre, zararın meydana gelmesinden davalı asli olarak sorumlu tutulamaz. Yine yasa hükmünün aradığı anlamda iştirak hali de düşünülemez. İştiraken işlenebilir bir eylemin varlığının kabul edilebilmesi için, eylemin müstakilen ve asli olarak da işlenebilir olması gerekir. Ayrıca haksız fiil sorumluluğunu, geniş ve belirsiz bir kavram olan sadakat yükümlülüğünü ihlal etmeye iştirak çerçevesinde değerlendirmek, bu sorumluluğu belirsiz hale getirecektir. Açıklanan nedenlerle davalının eylemi, BK. 49. (TBK.58) maddesi kapsamında davacının kişilik değerlerine saldırı oluşturacak nitelikte bir eylem olarak kabul edilemiyeceğinden mahkeme kararının onanması gerekirken bozulmasına karar verildiği anlaşıldığından davalının karar düzeltme istemi kabul edilmeli, Dairemizin 22/01/2015 gün ve 2014/4498 Esas 2015/739 Karar sayılı bozma ilamı kaldırılmalı ve karar yukarıda açıklanan nedenlerle onanmalıdır.
SONUÇ: Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 440-442. maddeleri gereğince davalının karar düzeltme isteminin kabulüne; Dairemizin 22/01/2015 gün ve 2014/4498 esas 2015/739 karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının açıklanan nedenlerle ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının önce temyiz eden davacıya yükletilmesine ve karar düzeltme talep eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01/07/2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmesi gerektiğini düşündüğümden çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 01/07/2015