YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18150
KARAR NO : 2015/3597
KARAR TARİHİ : 16.03.2015
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06/06/2014 tarih ve 2013/435-2014/130 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taşıma işi organizatörü olarak faaliyet gösteren müvekkilinin üstlendiği New York- Ankara taşımasının İstanbul- Ankara ayağının alt taşıyıcı olarak davalı tarafından yerine getirildiğini, alıcı tesislerinde emtianın hasarlı olduğunun belirlendiğini, sigorta şirketinin alıcının zararını tazmin etmesinden sonra müvekkiline rücu ettiğini, müvekkilince 16.092,23 TL’nin sigorta şirketine ödendiğini ileri sürerek bu bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin taşınan emtiayı hasarsız teslim ettiğini, emtianın ihtirazi kayıtsız teslim alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, verilen ilk kararda, mevcut taşıma olayında ihbarın süresi içinde yapılıp yapılmadığı, davalının sorumluluğunun olup olmadığı, taşımanın ne şekilde gerçekleştiği, bu çerçevede davalının hangi oranda kusurlu bulunduğu, kusura isabet eden hasar miktarının ne kadar olduğu hususlarının tartışıldığı, bu çerçevede davanın kısmen kabulü ile 12.907,35 TL’nin tahsiline karar verildiği, davalı vekili tarafından “teslimden itibaren süresi içinde davalıya yapılmış ihbar olmadığı, iddia olunan hasarın TTK’da belirtilen süresi içinde haber verilmediği” gerekçeleriyle kararın temyiz edildiği, süresinden sonra ek dilekçenin de sunulduğu, bu ek dilekçenin hukuken varlığına itibar edilemeyeceği, ek dilekçenin Yargıtay tarafından da dikkate alınmayarak temyiz itirazına konu husus dışında başkaca hususu incelemediği, bozma sebebi sayılması mümkün olması ihtimal dairesinde olabilecek bir husus ile ilgili bozma sebebi de yapılmadığı, bozma kararlarından sonra davacının TTK’nın 788. maddesindeki süreye riayet ettiğinin tespit edildiği, ilk kararın gerekçesinde belirtilen hususların bozma dışında kalarak kesinleştiği, davacının süresi içinde ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 12.907,35 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 660,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.