YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18110
KARAR NO : 2015/3498
KARAR TARİHİ : 13.03.2015
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davadan dolayı … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.05.2014 gün ve 2011/159-2014/188 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
6099 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesine göre “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”; yine, 6099 sayılı Kanun’un 5. maddesi ile 7201 sayılı Kanun’un 21. maddesine eklenen ikinci fıkrasına göre, “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”; yine, 6099 sayılı Kanun’un 9. maddesi ile değişik 7201 sayılı Kanun’un 35. maddesinin ikinci fıkrasına göre, “adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Tüm bu düzenlemeler gözetildiğinde, artık, adres kayıt sisteminde yazılı adresi bulunanlara, 7201 sayılı Kanun’un 35. maddesine göre tebligat yapılamayacak olup; bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, adres kayıt sisteminde yazılı adresine, 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması gerekecektir.
Dosyanın incelenmesinde, davalı …’na gerekçeli karar Tebligat Kanun’un 35. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, gerçek kişiler yönünden artık mernis adreslerinin tespit edilebilmesi halinde Tebligat Kanun’un 35. maddesine göre tebliğin mümkün olmadığı gözetildiğinde Tebligat Kanun’un 35. maddesine göre yapılan tebligat geçersizdir.
Bu durumda, Tebligat Kanun’u uyarınca davalı …’na gerekçeli kararın usulünce tebliği sağlandıktan ve yasal temyiz süresi beklendikten sonra her halükarda davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik hususun tamamlanması için dosyanın mahal mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 13.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.