YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14629
KARAR NO : 2015/20121
KARAR TARİHİ : 11.12.2015
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SİLİVRİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/02/2014
NUMARASI : 2009/704-2014/49
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde; … kayıtlı mesken niteliğinde 800/21682 arsa paylı 4 numaralı evin alımı için müvekkili ile davalının anlaştıklarını, ev bedeli olarak davalıya 79.685 TL ‘si … aracılığı ile olmak üzere toplam 90.000,00 TL ödediğini, müvekkilinin davalı tarafından aldatıldığını anlayınca bu evin alımından vazgeçtiğini ileri sürerek; müvekkili tarafından davalıya gönderilen 90.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davacı tarafın evin bedelini ödemediğini, bu nedenle de müvekkilinin tapuyu devretmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile 86.836,73 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
HMK 26/1.maddesi; “Hakim, tarafların talep sonuçları ile bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmünü içermektedir.
Somut olaya gelince; davacı, davalıdan satın almak istediği ev için 90.000 TL ödediğini öne sürerek, anılan bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsilini istemiş, ödeme tarihinden dava tarihine kadar olan sürede işlemiş faiz talep etmemiştir. Mahkemece, dava konusu ev için davacının davalı tarafa 79.685,00 TL ödediği, bu paranın gönderildiği tarihten dava tarihine kadar işlemiş yasal faizi de 7.151,73 TL olmak üzere toplam 86.836,73 TL alacaklı olduğu belirtilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan hukuki olgu dikkate alındığında, talep olmamasına rağmen, “ödeme tarihinden dava tarihine kadar olan sürede işlemiş faize” de hükmedilerek talep aşımı suretiyle alacağın tahsiline karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.