Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/27744 E. 2015/13228 K. 08.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/27744
KARAR NO : 2015/13228
KARAR TARİHİ : 08.09.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Müştekinin aracının içinden çalınan oto teybi ve iki adet kolonun suça sürüklenen çocuk tarafından çalındığı, suça sürüklenen çocuğun yakalandığında bu eşyaları satması için haklarında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen …’a verdiği,..ın da teybi 150 TL karşılığında … ..’a sattığı, başlatılan soruşturma kapsamında …’in teybi görevlilere teslim ederek mağdura iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 tarih ve 647/43 ile 23.03.2004 tarih ve 41/70 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; koşulları oluşmadığı halde suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde TCK’nın 168. maddesinin uygulanması, temel ceza belirlenirken de “ Sanığın eylemine konu zararı kovuşturma başlamadan önce etkin pişmanlık göstererek iade ettiği anlaşıldığından cezasından TCK’nın 168/1. maddesi uyarınca takdiren 2/3 oranında indirim yapılarak” denmesine rağmen ½ indirim uygulanarak, sonuç cezanın ”2 ay 6 gün” hapis cezası olarak verilmesi gerekirken ”3 ay 10 gün” hapis cezası verilip, anılan cezanın adli para cezasına çevrilmesi sonucu 1.320 TL adli para cezası yerine 2.000 TL adli para cezası olarak fazla cezaya hükmedilmiş ise de; suça sürüklenen çocuk hakkında sabit kabul edilen eylemi nedeniyle TCK’nın 141/1. maddesi uyarınca 1 yıl, TCK’nın 31/3. maddesi gereğince 1/3 oranında indirim yapılmak suretiyle 8 ay ve TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak sonuç hapis cezasının 6 ay 20 gün olarak belirleneceğinden ve 50/1-a maddesi gereği 4.000 TL adli para caezasına çevrileceği, aksi halde suça sürüklenen çocuğun; önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlayacak, suça sürüklenen çocuğa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacağından, suça sürüklenen çocuk hakkındaki anılan uygulama bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;
1-5395 sayılı yasanın 5. maddesinde sayılan tedbir kararlarının ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar hakkında uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
2-5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca alınan sosyal inceleme raporu bilirkişi ücreti ile yargılama gideri olarak kalan miktarın CMK’nın 324/4. maddesine 6352 sayılı Kanunun 100. maddesiyle eklenen değişiklik doğrultusunda terkin edilecek miktar olan 20 TL’nin altında kaldığından hazineye yükletilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının ve suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘5395 sayılı yasanın 5/1-a maddesinde yazılı tedbir kararına hükmedilmesi’’ ile “75 TL bilirkişi ücretinin suça sürüklenen çocuktan tahsiline’’ ilişkin bölümlerin çıkartılması ve “bilirkişi ücreti yargılama giderlerinden çıkarıldığında kalan miktar CMK’nın 324/4. maddesine 6352 sayılı Kanunun 100. maddesiyle eklenen değişiklik doğrultusunda terkin edilecek miktar olan 20 TL’nin altında kaldığından hazineye yükletilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.09.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.