YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9299
KARAR NO : 2015/13230
KARAR TARİHİ : 08.09.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Somut olayda sanığın, müştekilere yönelik eylemlerinin ayrı ayrı 5237 Sayılı TCK’nın 142/2-d maddesindeki hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/1 maddesindeki konut dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu, suç tarihine göre konut dokunulmazlığını ihlal suçunun uzlaşma kapsamında kaldığı, uzlaşma imkanı sağlandıktan sonra, sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/2, 81/2-3 maddeleriyle, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK’nın aynı suçlara uyan 142/2-d, 116/1 maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında ayrı ayrı uygulama yapılıp sonucuna göre lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin ve sonraki suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK’nın lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda aynı Kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmeyerek anılan madde ile uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümlerin fıkrasından ‘‘TCK 58. maddesinin” uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılmak suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.09.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.