Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/18248 E. 2015/129 K. 12.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/18248
KARAR NO : 2015/129
KARAR TARİHİ : 12.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün sorgusunda mahkemeye bildirdiği son adrese tebliğ edilmeden doğrudan mernis adresine çıkarılarak Tebligat Kanunu’nun 21/2 maddesine göre yapılan tebliğin usulsüz olduğu ve sanığın temyiz talebinin öğrenme üzerine süresinde yapıldığının kabulü ile 15/08/2014 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın katılanlardan ..’un işlettiği … Sosyal tesislerine gelerek orada gece bekçisi olarak görev yapan diğer katılan …’e kendisinin kamera işi yaptığını, bu işyerine kamera sistemi takacağını, işyeri sahiplerinin bu durumdan haberdar olduğunu belirterek işyerinde bulunan televizyon kabloları ile uğraşmaya

başladığı, bu sırada sohbet ederken işyerinde çalışan kişileri tanıdığını söyleyip bu kişiler ile bilgiler vererek katılan…t’in güvenini sağladığı, daha sonra işyerinde bulunan 106 ekran plazma TV’nin arkasına bağlantı yaparken bağlantının burada olamayacağını söküp kendi dükkanında kamerayı monte etmesi gerektiğini söyleyerek plazma TV’yi arabasına yüklediği, ayrıca katılan …’den sabah geri vereceğini söyleyip 50 TL yakıt parası alarak olay yerinden ayrıldığı olayda; dolandırıcılık suçunun oluştuğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın hileli hareketlerinin katılan …’un gece bekçiliğini yapan katılan …’e yönelik olduğu, katılan …’un daha sonra katılan …den durumu öğrendiğinin anlaşılması karşısında tek suçtan hüküm kurulması yerine her iki katılana yönelik ayrı ayrı hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayini;
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12/01/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.