Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/24602 E. 2015/15351 K. 13.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/24602
KARAR NO : 2015/15351
KARAR TARİHİ : 13.10.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; hırsızlık suçunun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, müştekiye ait evin önünde kapıları kilitli vaziyette park halindeki otomobilin çalınmasından bir gün sonra taklit anahtar ile kontak sistemine zarar verilmeden sanık tarafından kullanılırken yakalanmak istenmesi üzerine kaçması üzerine takip edilerek araç ile birlikte kaza yaptıktan sonra yakalandığı ve yakalandığında polise sahte kimlik ibraz ettiğinin anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesine uyduğunun gözetilmeden aynı Kanun’un 142/1-e maddesi ile hüküm verilmesi,
2- Otomobilin müştekiye hasarlı şekilde tesliminden sonra kovuşturma aşamasında sanığın suçtan kaynaklanan zararı gidermek istemesi üzerine müştekinin daha önce tespit edilen hasar bedeli olan 1.000 TL’nin ödenmesini talep ettiği ve 08.04.2013 tarihli oturumda zararının giderildiğini ve şikayetinden vazgeçtiğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; müştekiden 5237 sayılı TCK’nın 168/4 maddesi gereğince kısmi geri vermeye rızası bulunup bulunmadığı sorularak sonucuna göre sanık hakkında aynı Kanun’un 168/2-4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmeden yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
3- … Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/54-2012/539 sayılı ilamında hükümlülüğün birden fazla suçtan verilen cezalardan oluşması karşısında; 5275 sayılı Kanun’un 108/2 maddesinde, “Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınacak cezanın en ağırından fazla olamaz” hükmü uyarınca en ağır cezayı içeren hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Otomobilin çalınması sırasında kullanılan kontak anahtarının müştekiye ait olmaması ve suçun delili olması nedeniyle, dosya arasında muhafaza edilmesi yerine çalınan aracın kayıt sahibine iadesine karar verilmesi,
5- Hırsızlık suçunun konusunu çalınmak istenen otomobilin kendisinin oluşturması durumunda, müştekinin fiili kullanımından çıkan ve artık sanığın hakimiyetinde bulunan aracı kullanırken kaza yapıp araca zarar verilmesi eyleminin suç oluşturmayacağı gözetilmeden, unsurları itibariyle oluşmayan mala zarar verme suçundan sanığın beraatı yerine, yazılı biçimde mahkumiyetine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafiin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme aykırı kısmen de isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 13.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.