Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/9077 E. 2015/21660 K. 02.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9077
KARAR NO : 2015/21660
KARAR TARİHİ : 02.03.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanık …’in, …Limited Şirketi’nin sahibi olduğu, …’ndan aldığı “dahilde işleme izin belgesine” dayanarak fabrikasında işleyip ihracat yapmak üzere yurt dışından plastik ham maddesi ithal ettiği, bu maddeleri yurt dışına ihraç etmesi gerekirken, yurt içinde sattığı ve bu işlemi gerçekleştirmek üzere ilgili idareye teminat mektubu verdiği, teminat mektuplarını geri almak maksadı ile diğer sanık … ile birlikte hareket ederek, ihracat işlemi yapılmadığı halde yapılmış gibi hareket edilerek, teminat mektuplarının çözülmesine ilişkin ……verilmek üzere sahte belge tanzim ettikleri, sanık.’in, bu belgeyi sanık …’e vererek ilgili kuruma gönderdiği, kurum tarafından yapılan incelemede, söz konusu yazının, şirkette çalışan sanık…’ın bilgisayarında yazıldığının belirlendiği, böylece sanıkların tamamının resmi belgede sahtecilik suçunu, sanıklardan … ve …’in de nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, suça konu belge ile ilgili yapılan bilirkişi incelemesinde, belge üzerindeki yazıların ve yazım tarzının resmi belge yazışma kurallarına uygun olmadığı, belgedeki kurum ünvanının dahi yanlış yazıldığı, bu nedenle sahtecilikte aldatma kabiliyetinin bulunmadığının belirlendiği, ayrıca belgenin kuruma ibraz edilmesi anında, yetkililer tarafından sahte olduğunun ilk bakışta farkedildiği, sahte belgenin, sanık…’a ait bilgisayarda yazılmasına rağmen, adı geçen sanığın, suçun işlenmesine yardım ettiğinin ispatlanamadığı, söz konusu bilgisayarın, herkes tarafından kullanılan bir bilgisayar olduğu, sanık ..’in ise, sanık…’in verdiği sahte belgeyi zarf içinde sadece ilgili kuruma götürdüğü dikkate alınarak, sanıklar … ve…’ın; söz konusu belgenin sahte olduğunu bildikleri ve bu şekilde suça iştirak ettiklerine dair delil bulunmadığı, bütün sanıklar açısından da, suçların yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 02/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.