YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/23556
KARAR NO : 2016/2667
KARAR TARİHİ : 22.02.2016
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1)Suça sürüklenen çocuk hakkında Adli Tıp Kurumu Edirne Şube Müdürlüğünden alınan doktor raporunda, işlediği iddia edilen hırsızlık suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilecek, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğunun belirtilmesine karşın, Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/1-7. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca alınan sosyal inceleme raporunda,”… üzerine atılı fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin az gelişmiş olduğu…” nun belirtilmesi karşısında, her iki rapor arasında oluşan çelişkinin giderilmesi bakımından 5237 sayılı TCK’nın 31/2. maddesi uyarınca İstanbul Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas dairesi veya Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibariyle üzerine atılı hırsızlık fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinde önemli derecede azalma olup olmadığı konusunda rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) TCK’nın 142/2-b maddesindeki düzenlemenin, elde veya üstte taşınan eşyanın özel beceriyle çalınmasını öngördüğü, somut olayda mağdura ait iş yerine giren suça sürüklenen çocuğun alışveriş yapma bahanesiyle para alıp verme sırasında suça konu paraları aldığının ve eylemin bina dahilinde gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek, suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan TCK’nın 142/1-b maddesi yerine, aynı Kanun’un 142/2-b maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
3) Suça sürüklenen çocuk hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca, bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, suça sürüklenen çocuğa Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 22/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.