Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/21625 E. 2016/1217 K. 26.01.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/21625
KARAR NO : 2016/1217
KARAR TARİHİ : 26.01.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : …
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 31/2. maddesi uygulanmayarak fazla ceza tayini,
2-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Kanun’un 106/4. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 26.01.2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
İl Emniyet Müdürlüğünce kamu malına zarar verme suçun soruşturması ile ilgili olarak suça sürüklenen çocuğun yakalanması için ikametgahına gidildiği, suça sürüklenen çocuğun yakalama işlemleri yapıldığı sırada bahçe içerisinde görülen marka bisikletin kime ait olduğunun sorulması üzerine suça sürüklenen çocuğun, bisikleti 3 gün önce eski sanayi sitesi Kargo’nun yanında bir yerde çaldığını ve rızası ile teslim etmek istediğini beyan ederek suç konusu bisikleti kolluk birimlerine teslim ettiği tartışmasızdır,
Kolluk birimlerince yapılan araştırmada suça konu bisikletle ilgili herhangi bir şikayetin olmadığı gibi müşteki ve mağdurun da tespit edilemediği anlaşılmaktadır.
Suça konu bisikletin 13.08.2012 tarihi itibariyle 100 TL değerinde olduğu tespit edilmiş ve yediemine teslim edilmiştir.
Yerel mahkeme, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 141/1, 62/1, 50/1-a, 61/8, 52/1,4 maddelerinin uygulanmasına, TCK 51 maddesi gereğince ertelenmesine veya CMK 231/8 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar vermiştir.
Dairemiz, suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 31/2 maddesinin uygulanmayarak fazla ceza tayin edilmesi, 5275 sayılı Kanun’un 106/4 maddesinin gözetilmeden hüküm kurulması gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.
Dairemizin bozma sebeplerine katılmakla birlikte Yerel Mahkemenin olayda suça sürüklenen çocuğun suça konu bisikleti rızası ile soruşturma başlatılmadan önce kolluk birimlerine teslim etmesi şeklinde gerçekleşen TCK’nın 168 maddesinde yer alan “etkin pişmanlık” hükmünü tartışmadan ve şartları bulunduğu halde TCK 168/1 maddesini uygulamamasını hukuka uygun olmadığını düşünmekteyim.
Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması için, suçun tamamlanmış olması ve failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararın aynen geri verme veya tazmin suretiyle giderilmesi gerekmektedir. 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesi, 765 sayılı TCK’nın 523. maddesinden farklı olarak tazminden çok pişmanlık esasına dayanmaktadır.
Olayımızda, suç tamamlanmış ve suça sürüklenen çocuk kovuşturma başlamadan önce bizzat pişmanlık göstererek suç konusu bisikleti mağdura iade edilmek üzere kolluk birimine aynen teslim etmiştir. Kolluk araştırmasına rağmen mağdur tespit edilemediği için 100 TL değerindeki bisikletin iadesi gerçekleşememiştir.
Mağdurun tespit edilmemesinin sonuçlarının suça sürüklenen çocuk aleyhine değerlendirilmesi hukuka uygun bulunmamaktadır. Kaldı ki mağdur tespit edilmiş olsa bile mağdurun suça konu eşyanın aynen iadesine kabul etmemesi hukuken bir anlam ifade etmeyecektir.
Bu nedenle, Dairemizin bozma sebeplerine ek olarak TCK’nın 168/1 maddesinin yerel mahkemece tartışılmaması ve uygulanmamasının da hukuka uygun olmadığını düşünmekteyim.